Muhtarın keşfettiği şelale ilgi çekiyor | Av Doğa & Oltacı Dergisi TV
SON DAKİKA

Muhtarın keşfettiği şelale ilgi çekiyor

Bu biyografi 04 Eylül 2020 - 15:40 'de eklendi ve 90 views kez görüntülendi.
Muhtarın keşfettiği şelale ilgi çekiyor

BARTIN’ın Ulus ilçesi Kalecik köyü Muhtarı Selahattin Kaya tarafından tesadüfen bulunan şelale, doğal güzelliği ile dikkat çekiyor. Köy muhtarı Kaya, şelalenin farklı bir yapısı olduğunu belirterek, turizme kazanılması için çalışma yapılmasını istedi.

Bartın Karabük yolu üzerinde bulunan Kalecik köyüne yaklaşık 5 kilometre mesafedeki Devrent mevkisindeki kanyonun içinde bulanan şelale, 1 ay önce köy muhtarı Selahattin Kaya tarafından dere yatağında gezerken keşfedildi. Daha önce kimsenin görmediği şelalenin fotoğrafları muhtar Kaya’nın sosyal medya hesabı üzerinden yayınlanınca, şelale özellikle hafta sonu ziyaretçilerin akınına uğramaya başladı.

SUYUN SICAKLIĞI 10 DERECEYE KADAR DÜŞÜYOR

Köye giden ana yoldan kanyon içindeki dere içinden yaklaşık 300 metre yürüyerek ulaşılan şelaleye köylüler tarafından ‘Kalecik Şelalesi’ ismi verildi. 4,5 metre yükseklikten akan şelalenin altındaki doğal havuzda 4 metre derinlik oluştu. 2 doğal havuzun bulunduğu bölgede, sıcak havalardaki suyun sıcaklığı 10 dereceye kadar düşüyor. Doğal klima görevi gören şelalenin üzerinde buna benzer şelaleler olduğu da öğrenildi. Sudaki berraklığın herkesi hayran bıraktığı şelale, özellikle hafta sonu muhtarın paylaşımından sonra ziyaretçi akınına uğradı. Doğal oluşumu ile dikkat çeken ve sadece Sarıçiçek yaylasındaki Ulukop deresinden gelen su ile beslenen şelaleye ilginin her geçen gün artması dikkat çekiyor. Şelalenin ilerisindeki dere yatağındaki suyun çekildiği görülürken, şelale suyunun yazın en kurak zamanlarda bile azalmadığı aksine arttığı gözlemlendi. Şelalenin üst kısmında bulunan kaya parçaları da gölün altında tarihi eser var diyerek, zarar verdikleri görüldü.

‘BURAYI GÖREN GERİ GİTMEK İSTEMİYOR

Yaklaşık 1 ay önce dere içerisinde dolaştığı sırada şelale ile karşılaştığını söyleyen Kalecik Köyü Muhtarı Selahattin Kaya, “Burayı ben keşfettim, bana çok değişik geldi. Ben de fotoğrafları çekip sosyal medyada paylaştım. Yaptığım paylaşımdan sonra buraya akın akın insanlar gelmeye başladı. Şelalenin suyu tamamen yayladan gelen sudur. İçine herhangi bir atık ya da kanalizasyon karışmıyor. Tamamen içilecek derecede çok berrak bir suyu var. Zamanla oluşan şelalemiz 4,5 metre yükseklikten akıyor, aşağıda bulunan gölün derinliği ise 4 metredir. Şelaleye de ‘Kalecik Köyü Şelalesi’ adını verdik. Buranın mutlaka turizme kazandırılmasını istiyoruz. Özellikle hafta sonu çok gelenler oluyor. Böyle berrak ve buz gibi ancak Akdeniz ve Ege’de olur diye biliyorduk. Karadeniz’de olduğunu görmüş olduk. Burayı gören geriye dönmek istemiyor. Uzun süre burada insanlar zaman geçirmeye başladı. Artık bizde burası için bir çalışma yapılmasını istiyoruz. İnsanlar buraya rahatça ulaşabilir, piknik alanları çok fazla mutlaka herkesi köyümüze ve eşsiz güzellikteki şelalemize bekliyoruz” diye konuştu

kaynak hürriyet

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Tarım ve Orman Bakanlığı destek verdi! Seri üretime geçiliyor!

Malatya'da kayısı çekirdeğinden toz ve yaş olarak üretilen kahvenin Tarım ve Orman Bakanlığının desteğiyle seri üretiminin yapılması planlanıyor. Dünya kuru kayısı üretiminin büyük kısmının yapıldığı kentte, kayısı çekirdeği ihracatından yıllık ortalama 15 milyon dolarlık gelir elde ediliyor. Coğrafi işaret tescil belgesine sahip Malatya kayısısının çekirdeğinden üretilen kıvamlı ve instant kahve türleriyle bu ürünün katma değerinin artırılması hedefleniyor. Kayısı Araştırma Enstitüsü Müdürü Abdullah Erdoğan, Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü (TAGEM) Ar-Ge Destek Programı kapsamında 2017 yılında başlattıkları kayısı çekirdeği kahvesi geliştirme projesinin geçen yıl sona e…

Doğanın bağrında, doğayla barışık bir yaşam

Yusuf ve Teslime çifti 35 yıldır, Neolitik çağdan günümüze birçok uygarlığın yaşam alanı olarak seçtiği, kendine özgü benzersiz kaya şekilleri ve 8 bin yıllık prehistorik kaya resimleriyle ünlü Beş Parmak (Latmos) dağlarının gözlerden uzak bir köşesinde yaşıyor. Evlerini, sularını karşılayacakları mini barajı, tandırı, ocağı kendileri yapmış. Evlerinde tek teknolojik alet var ve bir de pilli bir radyo...  Yusuf Bilir, Latmos'un vahşi coğrafyasında doğmuş. Önceki yıl hastalanıncaya kadar, 65 yıl boyunca bu coğrafyadan hiç uzaklaşmamış. 35 yıl önce evlenmeye karar verdiğinde, Teslime hanım ile birlikte kendi yuvalarını, bu gün yaşadıkları evlerini yapmak için omuz omuza çalışmışlar. Yusuf Bilir, her taraf kayalık olsa da, ev y…

Kirlenmesin diye ellerini nehirde yıkamayan kayıp Türkler: Dukhalar

Türkçe'nin bir lehçesini konuşan bu kabilenin adı Dukhalar. Bir başka deyişle ise Tsaatan halkı. 'Kayıp Türkler' olarak da bilinen bu topluluk, avlarını paylaşarak, ormanlardan yemiş toplayarak doğayla uyum içinde yaşıyorlar. Doğaya o kadar saygılılar ki ellerini dahi nehirlerde yıkamıyorlar. Aslında bu tip halklar Asya'nın her yerinde bulunabilir ama Dukhalar'ı diğer göçeme halklardan ayıran en büyük özellikleri; Tibet sığırı, deve, keçi ya da at yerine ren geyiği besiciliği yapmaları ve kurtlarla yaşamaları.2 Dukha halkına 'Tsaatan' denmesinin sebebi de şu: Moğolistan'da Dukhalar'dan başka ren geyiği yetiştiren bir topluluk yok, bu nedenle Moğolcada 'rengeyiği insanı' anlamına gelen 'Tsaatan' diye adlandırılıyorlar.3 Ren geyiğini …

Gölbaşı Barajı’nın yüzde 90’ı kurudu, çiftçiler endişeli

1 Bursa Ovası'ndaki tarım arazilerinin büyük bir kısmına su kaynağı olan Kestel ilçesindeki Gölbaşı Barajı'nın yüzde 90'ı kurudu.   2 Geçen sene bu zamanlarda barajın suyla dolu olduğunu belirten çiftçiler, çok endişeli olduklarını ve ektikleri sebzeleri sulayacak su  olmadığını söyledi. 3 Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından 1933 yılında tarım arazilerini sulamak için, Bursa'nın Kestel ilçesine yaptırılan Gölbaşı Barajı'nın yüzde 90'ı kurudu.  4 Uludağ ve Katır Dağları'ndan akan sularla beslenen, Gürsu, Kestel, Yıldırım ve Osmangazi ilçesindeki tarım arazilerini sulamak için kullanılan barajda yaşanan kuraklık, bölge çitçilerini endişelendirdi.  5 Kıyıdan, yer yer 100 metrey…

“Artık evin bir ferdi oldu”

Yavru sincap, ikizlerin neşesi oldu. Hakkari'nin Yüksekova ilçesinde veteriner Hekim Kaçan, tedavi için kendisine getirilen bir sincaba evinde bakıyor. 5 yaşındaki ikizleri Roni ve Robin'in sincapla güzel vakit geçirdiklerini, ona da 'Moni' adını verdiklerini söyleyen Kaçan, "Artık evin bir ferdi oldu" dedi DHA Yüksekova’ya yaklaşık 40 kilometre uzaklıktaki Sürekli köyünde yaşayan kişi, yaklaşık bir ay önce hasta ve bitkin halde bulduğu sincabı Yüksekova Belediyesi Veteriner Hekimliği'ne getirdi. DHA'nın haberine göre burada veteriner olarak görev yapan Hekim Kaçan sincabın tedavisini yaptıktan sonra doğaya bırakmak istedi. Soğuk hava nedeniyle sincabın telef olacağından korkan Hekim Kaçan, hayvanı evine götürdü. Alınan karara en çok da Ka…

Keşfedilmeyi bekleyen 10 doğa harikası ?

Bulutların üzerindeki uçsuz bucaksız yaylalar, ağaçlarla çevrili göller, görkemli vadiler ve şelalelerle hepsi keşfedilmeyi bekliyor. Hatta içlerinden biri ‘yeryüzündeki cennet’ olarak nitelendiriyor. İşte Karadeniz'in keşfedilmeyi bekleyen 10 doğa harikası Yeşil ve mavilik: GİDEROS KOYU / KASTAMONUBurası Karadeniz’in hırçın dalgalarının uğramadığı yeşil ve mavinin kartpostallık görüntüler oluşturduğu bir bölge. Çevresi yemyeşil dik dağlarla çevrili olan koy pek bilinmese de yat sahipleri arasında oldukça popüler. Ormanın yüzüğü: DELİKLİKAYA ŞELALESİ / ARTVİNArtvin'in Murgul ilçesine bağlı Başköy'de sarp ormanlık alanda, kayanın içinden akan su ile doğal yollarla oluşan yüzük şeklindeki ‘Delikli Kaya Şelalesi’ yaz…

GÜNLÜK HABER AKIŞI

SON DAKİKA HABERLERİ