BOLVADİN ÇAY SINIRLARI İÇERİSİNDE YER ALAN EBER GÖLÜ TARİH OLARAK HAFIZALAR KAZINACAK | Av Doğa & Oltacı Dergisi TV
SON DAKİKA

BOLVADİN ÇAY SINIRLARI İÇERİSİNDE YER ALAN EBER GÖLÜ TARİH OLARAK HAFIZALAR KAZINACAK

Bu biyografi 12 Şubat 2020 - 23:33 'de eklendi ve 335 views kez görüntülendi.

YOK OLMAYA YÜZ TUTAN EBER GÖLÜNDEN
GEÇİMİNİ SAĞLAYAN BİNLERCE AİLE .. AÇ KALACAK …
EBER E SAHİP ÇIKMAYAN YETKİLİLERİ GÖREVE DAVET EDİYORUZ ……

Eber Gölü, Sultan Dağları ve köylerin arasında yer alıyor. Sazlardan ve kamışlardan oluşan gölden geçimini sağlayan civar köy halkı, yaşanan olumsuz durum karşısında ne yapacağını şaşırdı. Zira gölden elde edilen kamışlar yalıtım malzemesi olarak yurt dışına ihraç edilirken, köy halkı balıkçılık yaparak da ekonomisine katkı sağlıyordu. Tamamen kuruyan göl, yeniden eski günlerine dönmeyi bekliyor.

“En azından tarıma açılsın”

Göle sınır olan Derekarabağ Köyü’nün HALKI , en azından alanın tarıma açılmasını istedi. Köylünün geçinmekte zorlandığını kaydeden Kandemir, “Sultan Dağı ve Afyonkarahisar tarafından sular geliyordu ama önünü kestiler. Gölet ve baraj yaptılar. Gölün bütün kaynaklarını kestiler. Su gelmiyor hiçbir yerden. Sadece yağmur yağarsa geliyor. Balık, balıkçılık bitti, hiçbir şey kalmadı. Sadece saz türü var şu an. Burası tarıma elverişli en azından tarıma açılsın. En az burada 10 bin dekar arazi var. Çöl oldu burası. Tarla sahibi olmayan onlarca kişi var onlara verseler herkes eker kazanır” dedi.

Gölden üretilen sazları ve kamışları yurt dışına pazarlayan Habib Pınar ise, “Burada balıkçılıkta vardı, alabalık da vardı. Ben aşağı yukarı 15 yıldır kamış ihracatıyla uğraşıyorum. 4 sene evvel kendi şirketimi kurdum. Burada 13 köy bu çatı kamışından yararlanıyor. Biz bu malların Avrupa ülkelerine ihracatını yapıyoruz. Buradaki vatandaş bundan geçimini sağlıyor. Kadınlar da iş sahibi oluyor, işsiz kimse kalmıyor. Hayvancılık da var ama ağırlıklı burası gölden geçimini sağlıyor. Eber Gölü’nden geçinen 4 belediye ve 13 köy var. Eber Gölü bu sene kan ağlıyor. Bir yangın çıkmış olsa vatandaş aç kalacak. Çalışacak hiç iş sahası yok, tarımsal alan yok, sulama yok, bizlerin sayesinde geçim sağlıyorlar. Biz aracı oluyoruz. Tarım sahası yok burada. Çoluk çocuk mahvoluyor. Kütahya tarafından Eber Gölü’ne gelen su kaynakları var. Devletimiz bir el atarsa onları buraya ilave ederlerse bu göl kurtulur. Bu göl kurtulursa vatandaşta kurtulur. 20 bin, 30 bin insan buradan fabrika gibi ekmek yiyor. Eğer bizler de olmasak bu köylünün hali zor. Bu sene kamış var ama yağmur olmazsa seneye olmaz. Burası geçen sene suydu bu sene hiç yok yani tamamen kurudu. Eber Gölü’nden Türkiye’ye döviz geliyordu. Avrupa’ya ihracat edip ülkemize döviz getiriyorduk” DEDİLER .

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Erfelek Tatlıca Şelaleleri, kestane kargası, baykuş, sincap, sansar, gelincik, tavşan ve karaca gibi yaban hayvanlarına da ev sahipliği yapıyor

Erfelek Tatlıca Şelaleleri ziyaretçilerine görsel şölen sunuyor Tarım ve Orman Bakanlığınca 2011'de tabiat parkı ilan edilen Erfelek Tatlıca Şelaleleri, kestane kargası, baykuş, sincap, sansar, gelincik, tavşan ve karaca gibi yaban hayvanlarına da ev sahipliği yapıyor 01Sinop'un Erfelek ilçesinde iki ormanın birleştiği derin vadi içerisinden akan irili ufaklı 28 şelaleden oluşan Erfelek Tatlıca Şelaleleri, beyaz örtüsüyle ziyaretçilerini adeta büyülüyor. 02AA'nın haberine göre Tarım ve Orman Bakanlığınca 2011'de tabiat parkı ilan edilen 720 dekarlık alana sahip Erfelek Tatlıca Şelaleleri, beyaz örtüsüyle de ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor. 03Bünyesinde bir kilometrelik iki farklı yürüyüş parkurunu bulunduran tabiat parkı, alabalık, kestan…

Tarım ve Orman Bakanlığı destek verdi! Seri üretime geçiliyor!

Malatya'da kayısı çekirdeğinden toz ve yaş olarak üretilen kahvenin Tarım ve Orman Bakanlığının desteğiyle seri üretiminin yapılması planlanıyor. Dünya kuru kayısı üretiminin büyük kısmının yapıldığı kentte, kayısı çekirdeği ihracatından yıllık ortalama 15 milyon dolarlık gelir elde ediliyor. Coğrafi işaret tescil belgesine sahip Malatya kayısısının çekirdeğinden üretilen kıvamlı ve instant kahve türleriyle bu ürünün katma değerinin artırılması hedefleniyor. Kayısı Araştırma Enstitüsü Müdürü Abdullah Erdoğan, Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü (TAGEM) Ar-Ge Destek Programı kapsamında 2017 yılında başlattıkları kayısı çekirdeği kahvesi geliştirme projesinin geçen yıl sona e…

Doğanın bağrında, doğayla barışık bir yaşam

Yusuf ve Teslime çifti 35 yıldır, Neolitik çağdan günümüze birçok uygarlığın yaşam alanı olarak seçtiği, kendine özgü benzersiz kaya şekilleri ve 8 bin yıllık prehistorik kaya resimleriyle ünlü Beş Parmak (Latmos) dağlarının gözlerden uzak bir köşesinde yaşıyor. Evlerini, sularını karşılayacakları mini barajı, tandırı, ocağı kendileri yapmış. Evlerinde tek teknolojik alet var ve bir de pilli bir radyo...  Yusuf Bilir, Latmos'un vahşi coğrafyasında doğmuş. Önceki yıl hastalanıncaya kadar, 65 yıl boyunca bu coğrafyadan hiç uzaklaşmamış. 35 yıl önce evlenmeye karar verdiğinde, Teslime hanım ile birlikte kendi yuvalarını, bu gün yaşadıkları evlerini yapmak için omuz omuza çalışmışlar. Yusuf Bilir, her taraf kayalık olsa da, ev y…

Kirlenmesin diye ellerini nehirde yıkamayan kayıp Türkler: Dukhalar

Türkçe'nin bir lehçesini konuşan bu kabilenin adı Dukhalar. Bir başka deyişle ise Tsaatan halkı. 'Kayıp Türkler' olarak da bilinen bu topluluk, avlarını paylaşarak, ormanlardan yemiş toplayarak doğayla uyum içinde yaşıyorlar. Doğaya o kadar saygılılar ki ellerini dahi nehirlerde yıkamıyorlar. Aslında bu tip halklar Asya'nın her yerinde bulunabilir ama Dukhalar'ı diğer göçeme halklardan ayıran en büyük özellikleri; Tibet sığırı, deve, keçi ya da at yerine ren geyiği besiciliği yapmaları ve kurtlarla yaşamaları.2 Dukha halkına 'Tsaatan' denmesinin sebebi de şu: Moğolistan'da Dukhalar'dan başka ren geyiği yetiştiren bir topluluk yok, bu nedenle Moğolcada 'rengeyiği insanı' anlamına gelen 'Tsaatan' diye adlandırılıyorlar.3 Ren geyiğini …

Gölbaşı Barajı’nın yüzde 90’ı kurudu, çiftçiler endişeli

1 Bursa Ovası'ndaki tarım arazilerinin büyük bir kısmına su kaynağı olan Kestel ilçesindeki Gölbaşı Barajı'nın yüzde 90'ı kurudu.   2 Geçen sene bu zamanlarda barajın suyla dolu olduğunu belirten çiftçiler, çok endişeli olduklarını ve ektikleri sebzeleri sulayacak su  olmadığını söyledi. 3 Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından 1933 yılında tarım arazilerini sulamak için, Bursa'nın Kestel ilçesine yaptırılan Gölbaşı Barajı'nın yüzde 90'ı kurudu.  4 Uludağ ve Katır Dağları'ndan akan sularla beslenen, Gürsu, Kestel, Yıldırım ve Osmangazi ilçesindeki tarım arazilerini sulamak için kullanılan barajda yaşanan kuraklık, bölge çitçilerini endişelendirdi.  5 Kıyıdan, yer yer 100 metrey…

“Artık evin bir ferdi oldu”

Yavru sincap, ikizlerin neşesi oldu. Hakkari'nin Yüksekova ilçesinde veteriner Hekim Kaçan, tedavi için kendisine getirilen bir sincaba evinde bakıyor. 5 yaşındaki ikizleri Roni ve Robin'in sincapla güzel vakit geçirdiklerini, ona da 'Moni' adını verdiklerini söyleyen Kaçan, "Artık evin bir ferdi oldu" dedi DHA Yüksekova’ya yaklaşık 40 kilometre uzaklıktaki Sürekli köyünde yaşayan kişi, yaklaşık bir ay önce hasta ve bitkin halde bulduğu sincabı Yüksekova Belediyesi Veteriner Hekimliği'ne getirdi. DHA'nın haberine göre burada veteriner olarak görev yapan Hekim Kaçan sincabın tedavisini yaptıktan sonra doğaya bırakmak istedi. Soğuk hava nedeniyle sincabın telef olacağından korkan Hekim Kaçan, hayvanı evine götürdü. Alınan karara en çok da Ka…

GÜNLÜK HABER AKIŞI

SON DAKİKA HABERLERİ