Amik Gölü’nün Yeniden Kazandırılması için Önerge | Av Doğa & Oltacı Dergisi TV
SON DAKİKA

Amik Gölü’nün Yeniden Kazandırılması için Önerge

Bu biyografi 01 Şubat 2020 - 20:30 'de eklendi ve 123 views kez görüntülendi.

Vekil Güzelmansur’dan Amik Gölü’nün Yeniden Kazandırılması için Önerge

CHP Hatay Milletvekili Mehmet Güzelmansur, Amik Gölünün geri kazanılmasının yollarını araştırmak üzere bir Meclis Komisyonu kurulmasını talep etti.

Vekil Güzelmansur’dan Amik Gölü’nün Yeniden Kazandırılması için Önerge

Ülkemizin en önemli sulak alanlarından biri olan Amik Gölü’nün kurutulmasının ekolojik, sosyolojik, biyolojik ve ekonomik zararlara yol açtığını belirten Vekil Güzelmansur45 yıldır bölgede meydana gelen taşkın felaketlerinin ana sebebi olduğuna dikkat çekerek bu felaketlere son vermesini istedi.

CHP’li Güzelmansur ve 25 Milletvekilinin imzasıyla verilen önergede “Amik Gölü’nün kurutulmasıyla ortaya çıkan Hatay’daki iklim değişikliğinin, yok olan biyolojik çeşitliliğin ve organik toprağın, bölgenin değişen su rejiminin, sıklığı ve şiddeti sürekli artan taşkın felaketlerinin önüne geçmek için kalıcı çözümlerin tespit edilmesi, sulak alanların kurutulmasının önlenmesi ve bu alanları koruyacak etkili politikaların ve yasal mevzuatın belirlenmesi amacıyla” bir Meclis Araştırması açılması talep edildi.

Amik Ovası’nda Önemli Taşkınlar Yaşandı

CHP Hatay Milletvekili Mehmet Güzelmansur, bölgede meydana gelen taşın afetlerinin sıklık ve şiddet özelliklerinde artış olduğuna dikkat çekti.

CHP’li Güzelmansur önergesinin gerekçesinde “Amik Ovası’nda 1975, 1976, 1980, 1987, 1998, 2001, 2002, 2003, 2004, 2012, 2015, 2018 Ocak, 2018 Aralık, 2019 Ocak, 2019 Nisan ve 2020 Ocak’ta önemli taşkın afetleri yaşanmış, kurutulan Amik Gölü bu taşkınlarda adeta yeniden canlanmıştır. Görüldüğü gibi Amik Ovası’ndaki taşkın afetlerinin sıklık ve şiddet özelliklerinde sürekli bir artış söz konusudur. Bu taşkınlarda ekili arazi, evler, ahırlar, ağıllar, yollar, meralar sular altında kalmaktadır. Ekili arazilerin aylarca su altında kalmasıyla bölgede tarım sürdürülemez boyutlara ulaşmış, ağılların/ahırların ve meraların su altında kalmasıyla barınma ve yemlenmeden mahrum kalan hayvanların telef olmasıyla da hayvancılık bitme noktasına gelmiştir. Dolayısıyla Amik Gölü’nün kurtulması yaklaşık yarım asırdır, sadece doğaya zarar vermekle kalmamakta, hem bölgedeki ailelerin ekonomisine hem de ülke ekonomisine çok ciddi zararlar vermektedir” ifadesine yer verdi.

Amik Ovası Taşkınlarını Amik Gölü Engeller

Amik Ovası taşkın probleminin çözümü için atılan adımların yetersiz kaldığını hatırlatan Güzelmansur, “Taşkınları önlemek için yapılan çalışmalardan biri kanal, bent ve seddelerin bakımlarının yapılmasıdır. Bunların sorunu çözemediği taşkınların devam etmesinden açıkça görülmektedir. Taşkınları önleme noktasında sunulan Reyhanlı Barajı’nın da,taşkına neden olan su miktarının sadece bir bölümünü kontrol etme şansına sahip olacağı, bu yüzden tek başına bir çözüm olarak kabul edilemeyeceğine yönelik çok sayıda uzman görüşü bulunmaktadır.Bir diğer öneri olan Asi Dostluk Barajı’nın ise 2011’de temeli atılmış, sonrasında baraj yanlış Suriye politikasından nasibini alarak durdurulmuştur. Geriye  tek bir alternatif kalmaktadır o da Amik Gölü sulak alanın geri dönüştürülmesi veya bunun küçük işleyen bir modelinin oluşturulmasıdır” dedi.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Tarım ve Orman Bakanlığı destek verdi! Seri üretime geçiliyor!

Malatya'da kayısı çekirdeğinden toz ve yaş olarak üretilen kahvenin Tarım ve Orman Bakanlığının desteğiyle seri üretiminin yapılması planlanıyor. Dünya kuru kayısı üretiminin büyük kısmının yapıldığı kentte, kayısı çekirdeği ihracatından yıllık ortalama 15 milyon dolarlık gelir elde ediliyor. Coğrafi işaret tescil belgesine sahip Malatya kayısısının çekirdeğinden üretilen kıvamlı ve instant kahve türleriyle bu ürünün katma değerinin artırılması hedefleniyor. Kayısı Araştırma Enstitüsü Müdürü Abdullah Erdoğan, Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü (TAGEM) Ar-Ge Destek Programı kapsamında 2017 yılında başlattıkları kayısı çekirdeği kahvesi geliştirme projesinin geçen yıl sona e…

Doğanın bağrında, doğayla barışık bir yaşam

Yusuf ve Teslime çifti 35 yıldır, Neolitik çağdan günümüze birçok uygarlığın yaşam alanı olarak seçtiği, kendine özgü benzersiz kaya şekilleri ve 8 bin yıllık prehistorik kaya resimleriyle ünlü Beş Parmak (Latmos) dağlarının gözlerden uzak bir köşesinde yaşıyor. Evlerini, sularını karşılayacakları mini barajı, tandırı, ocağı kendileri yapmış. Evlerinde tek teknolojik alet var ve bir de pilli bir radyo...  Yusuf Bilir, Latmos'un vahşi coğrafyasında doğmuş. Önceki yıl hastalanıncaya kadar, 65 yıl boyunca bu coğrafyadan hiç uzaklaşmamış. 35 yıl önce evlenmeye karar verdiğinde, Teslime hanım ile birlikte kendi yuvalarını, bu gün yaşadıkları evlerini yapmak için omuz omuza çalışmışlar. Yusuf Bilir, her taraf kayalık olsa da, ev y…

Kirlenmesin diye ellerini nehirde yıkamayan kayıp Türkler: Dukhalar

Türkçe'nin bir lehçesini konuşan bu kabilenin adı Dukhalar. Bir başka deyişle ise Tsaatan halkı. 'Kayıp Türkler' olarak da bilinen bu topluluk, avlarını paylaşarak, ormanlardan yemiş toplayarak doğayla uyum içinde yaşıyorlar. Doğaya o kadar saygılılar ki ellerini dahi nehirlerde yıkamıyorlar. Aslında bu tip halklar Asya'nın her yerinde bulunabilir ama Dukhalar'ı diğer göçeme halklardan ayıran en büyük özellikleri; Tibet sığırı, deve, keçi ya da at yerine ren geyiği besiciliği yapmaları ve kurtlarla yaşamaları.2 Dukha halkına 'Tsaatan' denmesinin sebebi de şu: Moğolistan'da Dukhalar'dan başka ren geyiği yetiştiren bir topluluk yok, bu nedenle Moğolcada 'rengeyiği insanı' anlamına gelen 'Tsaatan' diye adlandırılıyorlar.3 Ren geyiğini …

Gölbaşı Barajı’nın yüzde 90’ı kurudu, çiftçiler endişeli

1 Bursa Ovası'ndaki tarım arazilerinin büyük bir kısmına su kaynağı olan Kestel ilçesindeki Gölbaşı Barajı'nın yüzde 90'ı kurudu.   2 Geçen sene bu zamanlarda barajın suyla dolu olduğunu belirten çiftçiler, çok endişeli olduklarını ve ektikleri sebzeleri sulayacak su  olmadığını söyledi. 3 Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından 1933 yılında tarım arazilerini sulamak için, Bursa'nın Kestel ilçesine yaptırılan Gölbaşı Barajı'nın yüzde 90'ı kurudu.  4 Uludağ ve Katır Dağları'ndan akan sularla beslenen, Gürsu, Kestel, Yıldırım ve Osmangazi ilçesindeki tarım arazilerini sulamak için kullanılan barajda yaşanan kuraklık, bölge çitçilerini endişelendirdi.  5 Kıyıdan, yer yer 100 metrey…

“Artık evin bir ferdi oldu”

Yavru sincap, ikizlerin neşesi oldu. Hakkari'nin Yüksekova ilçesinde veteriner Hekim Kaçan, tedavi için kendisine getirilen bir sincaba evinde bakıyor. 5 yaşındaki ikizleri Roni ve Robin'in sincapla güzel vakit geçirdiklerini, ona da 'Moni' adını verdiklerini söyleyen Kaçan, "Artık evin bir ferdi oldu" dedi DHA Yüksekova’ya yaklaşık 40 kilometre uzaklıktaki Sürekli köyünde yaşayan kişi, yaklaşık bir ay önce hasta ve bitkin halde bulduğu sincabı Yüksekova Belediyesi Veteriner Hekimliği'ne getirdi. DHA'nın haberine göre burada veteriner olarak görev yapan Hekim Kaçan sincabın tedavisini yaptıktan sonra doğaya bırakmak istedi. Soğuk hava nedeniyle sincabın telef olacağından korkan Hekim Kaçan, hayvanı evine götürdü. Alınan karara en çok da Ka…

Keşfedilmeyi bekleyen 10 doğa harikası ?

Bulutların üzerindeki uçsuz bucaksız yaylalar, ağaçlarla çevrili göller, görkemli vadiler ve şelalelerle hepsi keşfedilmeyi bekliyor. Hatta içlerinden biri ‘yeryüzündeki cennet’ olarak nitelendiriyor. İşte Karadeniz'in keşfedilmeyi bekleyen 10 doğa harikası Yeşil ve mavilik: GİDEROS KOYU / KASTAMONUBurası Karadeniz’in hırçın dalgalarının uğramadığı yeşil ve mavinin kartpostallık görüntüler oluşturduğu bir bölge. Çevresi yemyeşil dik dağlarla çevrili olan koy pek bilinmese de yat sahipleri arasında oldukça popüler. Ormanın yüzüğü: DELİKLİKAYA ŞELALESİ / ARTVİNArtvin'in Murgul ilçesine bağlı Başköy'de sarp ormanlık alanda, kayanın içinden akan su ile doğal yollarla oluşan yüzük şeklindeki ‘Delikli Kaya Şelalesi’ yaz…

GÜNLÜK HABER AKIŞI

SON DAKİKA HABERLERİ