Atatürk’ün Hayvan Dostları Alp, Alber ve Foks « Av Doğa & Oltacı Dergisi TV

SON DAKİKA

OLTACI DERGİSİ ŞUBAT 2020 108. SAYI ÇIKTI…

ABONE FORMU, Genel, Olta Balıkçılık

Atatürk’ün Hayvan Dostları Alp, Alber ve Foks

Bu biyografi 12 Kasım 2017 - 23:19 'de eklendi ve 37 views kez görüntülendi.

Atatürk’ün
Hayvan Dostları Alp, Alber ve Foks

Cumhuriyetimizin kurucusu, ulu önderimiz Atatürk hayvanlara karşı hep özel ilgi göstermiş, hatta bazılarını sahiplenerek özel olarak bakımıyla ilgilenmişti. Bunlardan Alp, sonrasında Alber ve birçok kitapta bahsi de geçen Foks adındaki köpekleri Atatürk’ün yanında sadık dostları olarak tarihteki yerini aldı.
Atatürk Alp’i yanından hiç ayırmazdı.
Tüm hayvanlara karşı sevgisi olan Atatürk’ün yaşamında köpeklerin yeri çok ayrıydı.Atatürk Bulgaristan Ataşemiliterliğinden dönüşünde Alp adını verdiği güzel bir köpek getirmişti ve Çanakkale Savaşlarında da yanında bulundurmuştu. Alp sabahları Atatürk’ün uyanış vaktini ezberlemiş, bazen Atatürk kalkması gereken vaktinde kalkmayıp uyuduğunda alp endişelenir ve üstüne çıkarak nefesi kontrol ederdi. Kurtuluş Savaşı sırasında ise bir Yunan komutanlarının ortada kalan Alber adlı av köpeğini sahiplenmişti Atatürk.
Alp yaşamı boyunca Atatürk ile tüm gezilerinde beraberdi.
Alber öldüğünde çok üzülen Atatürk henüz üzüntüsü dinmemişken Foks onun yeni köpeği olur. Foks, Atatürk’ün odasında yatar, her gittiği yere yanında gider, gireceği salona herkesten ve Atatürk’ten daha önce koşar, adeta Atatürk’ün geldiğini haber veriyormuş gibi hareket ederdi. Atatürk nereye gitse onu da birlikte götürür, yurt gezilerinde bile ondan ayrılmazdı.
Atatürk, Alber’in ölümünden sonra Foks’u sahiplenir.
Bekir Coşkun’un aylık Performans Gazetesi’nde Dr. Altan Armutak’ın yazısından köşesine taşıdığı bilgilere göre, Atatürk’ün en sevdiği hayvan olan ve Cumhurbaşkanlığı Köşkü’nde her zaman el üzerinde tutulduğu anlatılan Foks’un öyküsü özetle şöyle:
“Atatürk, Foks’un ne yiyip ne içtiğinden, ne zaman çiftleşeceğine kadar hemen her şeyiyle yakından ilgilenirdi. Ama gün gelir, Foks’la yolları ayrılır. Köşke ikinci bir köpek gelmesini kıskanan Foks, bir gün kendisini kaldırmak isteyen Atatürk’ün elini ısırır. Ancak (yaşamı boyunca hayvanların öldürülmesine karşı çıkan, başıboş kedi ve köpeklerin Hayvanseverler Derneği aracılığıyla sahip edinmelerini sağlayan) Gazi, Foks’un davranışına hiç sinirlenmemiş, eli pansuman edilirken şöyle demiştir: (Fenalık yapmak için ısırmadı).
Foks’ta Alp ve Alber gibi Atatürk’e tüm gezilerinde eşlik eder ve onu korurdu.
Gazinin çevresindekilerden kimileri onu güldüren, neşelendiren Foks’un ’Sahibini ısıran köpekten hayır gelmez’ diyerek, ilaçla uyutulmasını istesede Atatürk buna karşı çıkar. Çiftliğe götürülen Foks kontrol altına alınır ve bir süre sonra, bir kaynağa göre çiftlik baytarları tarafından iğne ile, başka bir kaynağa göre de gerekli testlerin yapılabilmesi için vurularak hayatına son verilir. Foks’un ölümü Atatürk’ü adeta yıkar. Günlerce yüzü gülmez olur. Artık Foks’un konusu her açıldığında, gözleri acıyla dolar.
Foks her ne kadar Atatürk’ün elini ısırmış olsada Atatürk Foks için “Fenalık yapmak için ısırmadı” der.
Atatürk’ün Foks’a olan sevgisi göz önünde bulunduran Çiftlik müdürü Foks’un derisini doldurtup Çiftlikte müze camekanına koydurur. Bu olaydan bilgisi ve haberi olmayan Atatürk, birgün camekanın önüne gelip Foks’u canlı gibi görünce birdenbire çok şaşırır, bir sandalye ister ve oturur. Cansız köpeğe uzun uzun bakar ve bir müddet sonra; “Sevdiğim bir köpeği bu halde göremem, bunu derhal buradan çıkarttırın ve çiftlikte müsait bir yere gömün” diye talimat verir. Atatürk daha sonra ayrıca “Foks esasında bana fenalık yapmak, canımı acıtmak için ısırmadı, öyle olsaydı ben onu hissederdim, o öyle bir köpek değildi. Onun içi o doldurulmuş halini içime sindiremedim” der.
Foks’un doldurulmuş bedeni Atatürk ve Kurtuluş Savaşı Müzesi’nde.
Her ne kadar Atatürk, Foks’un gömülmesi emrini versede; yakın arkadaşı Necdet Pençe’nin saklayıp, 1969’da da eşi İrfan Pençe tarafından Anıtkabir’e hediye edildiği belirtmiştir. Foks’un doldurulmuş bedeni 2002 yılında açılan Atatürk ve Kurtuluş Savaşı Müzesi’ne konulmuş ve hala aynı yerde bulunmaktadır.

(Mustafa Kemal çocukken, dayısının çiftliğindeyken, komşularının verdiği iki yavru köpeği vardı, birine Cin, birine Alev adını koymuştu. Sofya’da askeri ataşeyken Alp adını verdiği bir yavru köpek edinmişti, İngiliz setteri’ydi, av köpeğiydi, siyah benekli beyazdı, Çanakkale savaşında yanındaydı, Doğu cephesindeyken yanındaydı, Suriye’de yanındaydı, Nablus yolunda Beytülhasan’da bombardımana tutuldular, Alp o can pazarında kayboldu, bir daha izi bulunamadı. İstiklal savaşında, bir Yunan komutanın bırakıp kaçtığı Alber isimli köpeğe sahip çıktı, sarı beyazdı, o da av köpeğiydi, Cumhuriyet ilan edildiğinde yanındaydı, Alber’in ölümüne çok üzülmüştü.)
Kamil ÜÇBAŞ

Atatürk’ün
Hayvan Dostları Alp, Alber ve Foks
Cumhuriyetimizin kurucusu, ulu önderimiz Atatürk hayvanlara karşı hep özel ilgi göstermiş, hatta bazılarını sahiplenerek özel olarak bakımıyla ilgilenmişti. Bunlardan Alp, sonrasında Alber ve birçok kitapta bahsi de geçen Foks adındaki köpekleri Atatürk’ün yanında sadık dostları olarak tarihteki yerini aldı.
Atatürk Alp’i yanından hiç ayırmazdı.
Tüm hayvanlara karşı sevgisi olan Atatürk’ün yaşamında köpeklerin yeri çok ayrıydı.Atatürk Bulgaristan Ataşemiliterliğinden dönüşünde Alp adını verdiği güzel bir köpek getirmişti ve Çanakkale Savaşlarında da yanında bulundurmuştu. Alp sabahları Atatürk’ün uyanış vaktini ezberlemiş, bazen Atatürk kalkması gereken vaktinde kalkmayıp uyuduğunda alp endişelenir ve üstüne çıkarak nefesi kontrol ederdi. Kurtuluş Savaşı sırasında ise bir Yunan komutanlarının ortada kalan Alber adlı av köpeğini sahiplenmişti Atatürk.
Alp yaşamı boyunca Atatürk ile tüm gezilerinde beraberdi.
Alber öldüğünde çok üzülen Atatürk henüz üzüntüsü dinmemişken Foks onun yeni köpeği olur. Foks, Atatürk’ün odasında yatar, her gittiği yere yanında gider, gireceği salona herkesten ve Atatürk’ten daha önce koşar, adeta Atatürk’ün geldiğini haber veriyormuş gibi hareket ederdi. Atatürk nereye gitse onu da birlikte götürür, yurt gezilerinde bile ondan ayrılmazdı.
Atatürk, Alber’in ölümünden sonra Foks’u sahiplenir.
Bekir Coşkun’un aylık Performans Gazetesi’nde Dr. Altan Armutak’ın yazısından köşesine taşıdığı bilgilere göre, Atatürk’ün en sevdiği hayvan olan ve Cumhurbaşkanlığı Köşkü’nde her zaman el üzerinde tutulduğu anlatılan Foks’un öyküsü özetle şöyle:
“Atatürk, Foks’un ne yiyip ne içtiğinden, ne zaman çiftleşeceğine kadar hemen her şeyiyle yakından ilgilenirdi. Ama gün gelir, Foks’la yolları ayrılır. Köşke ikinci bir köpek gelmesini kıskanan Foks, bir gün kendisini kaldırmak isteyen Atatürk’ün elini ısırır. Ancak (yaşamı boyunca hayvanların öldürülmesine karşı çıkan, başıboş kedi ve köpeklerin Hayvanseverler Derneği aracılığıyla sahip edinmelerini sağlayan) Gazi, Foks’un davranışına hiç sinirlenmemiş, eli pansuman edilirken şöyle demiştir: (Fenalık yapmak için ısırmadı).
Foks’ta Alp ve Alber gibi Atatürk’e tüm gezilerinde eşlik eder ve onu korurdu.
Gazinin çevresindekilerden kimileri onu güldüren, neşelendiren Foks’un ’Sahibini ısıran köpekten hayır gelmez’ diyerek, ilaçla uyutulmasını istesede Atatürk buna karşı çıkar. Çiftliğe götürülen Foks kontrol altına alınır ve bir süre sonra, bir kaynağa göre çiftlik baytarları tarafından iğne ile, başka bir kaynağa göre de gerekli testlerin yapılabilmesi için vurularak hayatına son verilir. Foks’un ölümü Atatürk’ü adeta yıkar. Günlerce yüzü gülmez olur. Artık Foks’un konusu her açıldığında, gözleri acıyla dolar.
Foks her ne kadar Atatürk’ün elini ısırmış olsada Atatürk Foks için “Fenalık yapmak için ısırmadı” der.
Atatürk’ün Foks’a olan sevgisi göz önünde bulunduran Çiftlik müdürü Foks’un derisini doldurtup Çiftlikte müze camekanına koydurur. Bu olaydan bilgisi ve haberi olmayan Atatürk, birgün camekanın önüne gelip Foks’u canlı gibi görünce birdenbire çok şaşırır, bir sandalye ister ve oturur. Cansız köpeğe uzun uzun bakar ve bir müddet sonra; “Sevdiğim bir köpeği bu halde göremem, bunu derhal buradan çıkarttırın ve çiftlikte müsait bir yere gömün” diye talimat verir. Atatürk daha sonra ayrıca “Foks esasında bana fenalık yapmak, canımı acıtmak için ısırmadı, öyle olsaydı ben onu hissederdim, o öyle bir köpek değildi. Onun içi o doldurulmuş halini içime sindiremedim” der.
Foks’un doldurulmuş bedeni Atatürk ve Kurtuluş Savaşı Müzesi’nde.
Her ne kadar Atatürk, Foks’un gömülmesi emrini versede; yakın arkadaşı Necdet Pençe’nin saklayıp, 1969’da da eşi İrfan Pençe tarafından Anıtkabir’e hediye edildiği belirtmiştir. Foks’un doldurulmuş bedeni 2002 yılında açılan Atatürk ve Kurtuluş Savaşı Müzesi’ne konulmuş ve hala aynı yerde bulunmaktadır.
(Mustafa Kemal çocukken, dayısının çiftliğindeyken, komşularının verdiği iki yavru köpeği vardı, birine Cin, birine Alev adını koymuştu. Sofya’da askeri ataşeyken Alp adını verdiği bir yavru köpek edinmişti, İngiliz setteri’ydi, av köpeğiydi, siyah benekli beyazdı, Çanakkale savaşında yanındaydı, Doğu cephesindeyken yanındaydı, Suriye’de yanındaydı, Nablus yolunda Beytülhasan’da bombardımana tutuldular, Alp o can pazarında kayboldu, bir daha izi bulunamadı. İstiklal savaşında, bir Yunan komutanın bırakıp kaçtığı Alber isimli köpeğe sahip çıktı, sarı beyazdı, o da av köpeğiydi, Cumhuriyet ilan edildiğinde yanındaydı, Alber’in ölümüne çok üzülmüştü.)
Kamil ÜÇBAŞ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Tunceli’de yaban domuzlarının Munzur Çayı’ndan geçişi cep telefonu kamerasına yansıdı

Tunceli'de yaban domuzlarının Munzur Çayı'ndan geçişi cep telefonu kamerasına yansıdı TUNCELİ (AA) - Tunceli'de yiyecek arayan yaban domuzu sürüsünün Munzur Çayı'ndan geçiş anı cep telefonu kamerasıyla kayıt altına alındı. Yiyecek aramak için yerleşim yerine inen yaban domuzlarını Munzur Çayı'ndan karşıya geçerken cep telefonu kamerası ile görüntüleyen Metin Günel, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Tunceli'nin doğası ve yaban hayatıyla bir bütün olduğunu söyledi. Kentin güzelliklerinin görenleri kendine hayran bıraktığını belirten Günel, "Tunceli'de doğa, yaşam ve yaban hayatı birbirine uzak değil. Bir yerden bir yere giderken yaban keçilerini, domuzları, kurt, ayı, tilki, vaşak, tavşan, keklik gibi onlarca yaban hayvanıyla karşıla…

Bodrum’da aç kalan domuzlar şehre indi AVM çöplerine girdi

Bodrum'da aç kalan domuzlar şehre indi AVM çöplerine girdiMuğla'nın Bodrum ilçesinde aç kalan domuzlar şehre indi ve AVM çöplerine girdi. Muğla'nın Bodrum ilçesinde Konacık Mahallesi'nde görülen 10'a yakın yaban domuzu, gece saatlerinde evlerin, iş yerlerinin ve bir alışveriş merkezinin olduğu alanda, çöplerin yakınlarında yiyecek aradı.Domuzlar yerleşimin yoğun olduğu alanları dolaştıktan sonra kara yolunu geçmeye çalıştı. Çevrede buldukları gıdaları yiyen domuzlar, daha sonra arazide gözden kayboldu. …

TÜRKİYE ATICILIK VE AVCILIK FEDERASYONU “YENİ DELHİ VE BAKÜ’DE GERÇEKLEŞECEK OLAN ISSF DÜNYA KUPALARI İPTAL EDİLDİ”

YENİ DELHİ VE BAKÜ'DE GERÇEKLEŞECEK OLAN ISSF DÜNYA KUPALARI İPTAL EDİLDİ 05-13 Mayıs 2020’de düzenlenecek olan Havalı ve Ateşli Silahlar, 20-29 Mayıs 2020 tarihleri arasında düzenlenecek olan Plak Atışları Dünya Kupası Yarışmaları ve 22 Haziran - 03 Temmuz 2020 tarihleri arasında Azerbaycan’da düzenlenecek olan Tüm Dallar Dünya Kupası COVID-19 salgını nedeniyle iptal edildi. …

OLTACI DERGİSİ ŞUBAT 2020 108. SAYI ÇIKTI…

OLTACI DERGİSİŞUBAT 2020 108. SAYI ÇIKTIAbone olunuz..OLTACININ SEKTÖRÜN GÖZÜ KULAĞI SESİHer biri birbiinden kıymetli yazarlarımızın dolu dolu yazılarını görsellerini keyifle heyecanla takip etmenizi unut ediyoruz. …

AVDOĞA DERGİSİ ŞUBAT 2020 201.SAYI ÇIKTI..

AVDOĞA DERGİSİŞUBAT 2020 201.SAYI ÇIKTI..Abone olunuz..AVCININ SEKTÖRÜN GÖZÜ KULAĞI SESİHer biri birbiinden kıymetli yazarlarımızın dolu dolu yazılarını görsellerini keyifle heyecanla takip etmenizi unut ediyoruz. …

İçişleri Bakanlığı: Gece yarısından itibaren ticari taksilerin trafiğe çıkışı sınırlanacak

HABERİ PAYLAŞ İçişleri Bakanlığı 81 İl Valiliğine Koronavirüs Tedbirleri Kapsamında "Ticari Taksilerle" ilgili yeni bir genelge gönderdi. 29 Mart 2020 Pazar 20:44 Genelgeye göre; bu gece yarısı saat 00.01’den itibaren İstanbul, Ankara, İzmir’de ticari taksilerin trafiğe çıkışlarında plakasının son hanesine göre sınırlamaya gidilecek. Buna göre, yarın saat 24.00’e kadar plakasının son rakamı “tek” olan ticari taksiler trafiğe çıkabilecek. Belirtilen saatten sonra plakasının son rakamı çift olan ticari taksiler trafiğe çıkabilecek. Belirlenen bu sistem takip eden günler için ardışık olarak devam edecek. İstanbul, Ankara ve İzmir dışındaki illerimizde de konu Valiler tarafından değerlendirilecek, alınan kararlar doğrultusund…

GÜNLÜK HABER AKIŞI

SON DAKİKA HABERLERİ