Bal ormanı arıcıların akınına uğruyor | Av Doğa & Oltacı Dergisi TV
SON DAKİKA

Bal ormanı arıcıların akınına uğruyor

Bu biyografi 10 Aralık 2020 - 14:51 'de eklendi ve 109 views kez görüntülendi.
Bal ormanı arıcıların akınına uğruyor

 

Antalya Orman Bölge Müdürlüğü tarafından Manavgat Çavuşköy mahallesinde oluşturulan Bal Ormanı, Türkiye’nin değişik yörelerinden arıcıların akınına uğruyor. 52 hektarda 2000 koloni kapasitesine sahip Çavuşköy Bal Ormanı, bitki ve çiçeklerin yanı sıra teras, tuvalet ve havuzlarıyla arıcılar için gözde bir mekan olarak dikkat çekiyor.

Manavgat Çavuşköy mahallesinde oluşturulan Bal Ormanı, gerek bünyesinde barındırdığı bitki ve çiçekler gerekse arıcıların ihtiyaçlarını karşılayan teras, tuvalet ve havuzlarıyla Türkiye’nin değişik yörelerinden arıcıların akınına uğruyor. Orman Genel Müdürlüğü tarafından yapılan ağaçlandırma, erozyon kontrolü, mera ıslahı, üretim, bakım gibi çalışmalarda; arıcılığa uygun vejetasyonun korunarak geliştirilen alanda fonksiyonel ormancılık anlayışıyla bal ormanları tesis edilerek, sabit/gezginci arıcıların konaklamasına imkân sağlayan düzenlemeler yapıldı. Antalya Orman Bölge Müdürlüğü Odun Dışı Ürün ve Hizmetler Şube Müdürü Abdullah Yüksel “Antalya Orman Bölge Müdürlüğümüz sınırlarında 2010-2020 yılları arasında 3214 hektar alan üzerine 40 bin koloni kapasitesine sahip 21 adet bal ormanı tesis edilmiştir. Bu bal ormanlarının 4 tanesi Kaş ve Finike ilçelerimizde salgı balı (çam balı) üretiminin yapıldığı basralı alanlardan oluşmaktadır. Diğer 17 tanesi ise çiçek balı üretiminin yapıldığı ballı bitkilerle kaplı alanlardan oluşmaktadır” dedi.

Arıcılığın, ülke insanı için önemli bir gelir ve besin kaynağını teşkil ettiğini, ülkemizde bal üretiminin yapıldığı alanların tamamına yakını ormanlık alanların oluşturduğunu belirten Yüksel, arıcılığın geliştirilmesi için Orman Genel Müdürlüğünce yapılan çalışmalar neticesinde arı ürünlerinde önemli bir artış sağlandığına dikkat çekti.
Antalya’da yaklaşık olarak 270 bin koloni bulunduğunu, her yıl ülkenin çeşitli bölgelerinden 1- 1,5 milyon arasında koloni girişi yapıldığını belirten Yüksel “Manavgat ilçemizde; 52 hektar alana ve 2000 koloni kapasitesine sahip Çavuşköy Bal Ormanı, 23 hektar alana ve 900 koloni kapasitesine sahip Yaylaalan Çakmaklı Bal Ormanı, 25 hektar alana ve1000 koloni kapasitesine sahip Hocalar Bal Ormanı olmak üzere, toplam 3 adet bal ormanımız bulunmaktadır. İçinde bulunduğumuz Çavuşköy Bal Ormanında; püren, sandal, mersin, karağan vb. çeşitli bitki türleri korunarak geliştirilmiş, bu türlere ilave olarak keçiboynuzu fidanları dikilmiştir. Arıcılarımızdan gelen taleplere bağlı olarak, bal ormanı üzerinde arılar için geniş konaklama alanları ve arı havuzlarının yanında, arıcılar için çeşme, kameriye ve tuvalet gibi ihtiyaç tesisleri yapılmıştır. Ayrıca arazi üzerinde çeşitli düzenlemelerle birlikte ulaşım yolları yapılmış, yapılan yolların tamir ve bakımları aksatılmaksızın devam ettirilmiştir. İklimi, konumu ve kurumumuzca yapılan hizmetlerin bir neticesi olarak Çavuşköy Bal Ormanı, Sonbahardan İlkbahar sonuna kadar her yıl ülkemizin çeşitli bölgelerinden gelen birçok gezginci arıcı tarafından tercih edilmektedir” dedi.

Ordu’dan dünya şampiyonu balcı

Kış döneminde Çavuşköy Bal Ormanını tercih eden arıcılardan Ordulu Aydın Bayazit, dünya birinciliği ve ikinciliği bulunan bir balcı. Arıcı bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldiğini ve ömrünün arı ile uğraşmakla geçtiğini belirten Bayazit “Arıcılık olmadan bir hayat düşünemiyorum. Emekli olduktan sonra 12 yıldır aralıksız organik tarım arıcılığı yapıyorum. 2017’de İstanbul’da 108 ülkeden katılımcının olduğu yarışmada benim karakovan balım hem Dünya 1’incisi hem de dünya 2.si oldu” dedi.
Yakın zamana kadar 700 dolayında kovanı olduğunu, işçi çalıştıramadığı için her geçen gün azaldığını, şu an 400 kovan arısı olduğunu belirten Bayazit “Tek başıma yetişemediğim için azaltıyorum giderek. İşçi bulamıyorum çalıştıracak. Bu yıl biraz verimsiz geçti. Kurak geçti. İlaçlama yapmadığım için 100 kovan telef oldu” dedi.
Gezgin arıcılık yaptığını, bal ormanlarını tercih ettiğini belirten Bayazit “Benim Manavgat’ı seçme sebebim Çavuşköy bal ormanının püren başta olmak üzere arılarım için önem taşıyan bir çok bitkiye, çiçeğe ev sahipliği yapması, yakınında ilaç kullanılan tarım arazilerinin bulunmaması ve bal ormanı içerisinde Orman Müdürlüğü tarafından sağlanan ihtiyaçlarımızı giderebileceğimiz tesislerin bulunmasıdır” diye konuştu.

kaynak iha

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Tarım ve Orman Bakanlığı destek verdi! Seri üretime geçiliyor!

Malatya'da kayısı çekirdeğinden toz ve yaş olarak üretilen kahvenin Tarım ve Orman Bakanlığının desteğiyle seri üretiminin yapılması planlanıyor. Dünya kuru kayısı üretiminin büyük kısmının yapıldığı kentte, kayısı çekirdeği ihracatından yıllık ortalama 15 milyon dolarlık gelir elde ediliyor. Coğrafi işaret tescil belgesine sahip Malatya kayısısının çekirdeğinden üretilen kıvamlı ve instant kahve türleriyle bu ürünün katma değerinin artırılması hedefleniyor. Kayısı Araştırma Enstitüsü Müdürü Abdullah Erdoğan, Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü (TAGEM) Ar-Ge Destek Programı kapsamında 2017 yılında başlattıkları kayısı çekirdeği kahvesi geliştirme projesinin geçen yıl sona e…

Doğanın bağrında, doğayla barışık bir yaşam

Yusuf ve Teslime çifti 35 yıldır, Neolitik çağdan günümüze birçok uygarlığın yaşam alanı olarak seçtiği, kendine özgü benzersiz kaya şekilleri ve 8 bin yıllık prehistorik kaya resimleriyle ünlü Beş Parmak (Latmos) dağlarının gözlerden uzak bir köşesinde yaşıyor. Evlerini, sularını karşılayacakları mini barajı, tandırı, ocağı kendileri yapmış. Evlerinde tek teknolojik alet var ve bir de pilli bir radyo...  Yusuf Bilir, Latmos'un vahşi coğrafyasında doğmuş. Önceki yıl hastalanıncaya kadar, 65 yıl boyunca bu coğrafyadan hiç uzaklaşmamış. 35 yıl önce evlenmeye karar verdiğinde, Teslime hanım ile birlikte kendi yuvalarını, bu gün yaşadıkları evlerini yapmak için omuz omuza çalışmışlar. Yusuf Bilir, her taraf kayalık olsa da, ev y…

Kirlenmesin diye ellerini nehirde yıkamayan kayıp Türkler: Dukhalar

Türkçe'nin bir lehçesini konuşan bu kabilenin adı Dukhalar. Bir başka deyişle ise Tsaatan halkı. 'Kayıp Türkler' olarak da bilinen bu topluluk, avlarını paylaşarak, ormanlardan yemiş toplayarak doğayla uyum içinde yaşıyorlar. Doğaya o kadar saygılılar ki ellerini dahi nehirlerde yıkamıyorlar. Aslında bu tip halklar Asya'nın her yerinde bulunabilir ama Dukhalar'ı diğer göçeme halklardan ayıran en büyük özellikleri; Tibet sığırı, deve, keçi ya da at yerine ren geyiği besiciliği yapmaları ve kurtlarla yaşamaları.2 Dukha halkına 'Tsaatan' denmesinin sebebi de şu: Moğolistan'da Dukhalar'dan başka ren geyiği yetiştiren bir topluluk yok, bu nedenle Moğolcada 'rengeyiği insanı' anlamına gelen 'Tsaatan' diye adlandırılıyorlar.3 Ren geyiğini …

Gölbaşı Barajı’nın yüzde 90’ı kurudu, çiftçiler endişeli

1 Bursa Ovası'ndaki tarım arazilerinin büyük bir kısmına su kaynağı olan Kestel ilçesindeki Gölbaşı Barajı'nın yüzde 90'ı kurudu.   2 Geçen sene bu zamanlarda barajın suyla dolu olduğunu belirten çiftçiler, çok endişeli olduklarını ve ektikleri sebzeleri sulayacak su  olmadığını söyledi. 3 Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından 1933 yılında tarım arazilerini sulamak için, Bursa'nın Kestel ilçesine yaptırılan Gölbaşı Barajı'nın yüzde 90'ı kurudu.  4 Uludağ ve Katır Dağları'ndan akan sularla beslenen, Gürsu, Kestel, Yıldırım ve Osmangazi ilçesindeki tarım arazilerini sulamak için kullanılan barajda yaşanan kuraklık, bölge çitçilerini endişelendirdi.  5 Kıyıdan, yer yer 100 metrey…

“Artık evin bir ferdi oldu”

Yavru sincap, ikizlerin neşesi oldu. Hakkari'nin Yüksekova ilçesinde veteriner Hekim Kaçan, tedavi için kendisine getirilen bir sincaba evinde bakıyor. 5 yaşındaki ikizleri Roni ve Robin'in sincapla güzel vakit geçirdiklerini, ona da 'Moni' adını verdiklerini söyleyen Kaçan, "Artık evin bir ferdi oldu" dedi DHA Yüksekova’ya yaklaşık 40 kilometre uzaklıktaki Sürekli köyünde yaşayan kişi, yaklaşık bir ay önce hasta ve bitkin halde bulduğu sincabı Yüksekova Belediyesi Veteriner Hekimliği'ne getirdi. DHA'nın haberine göre burada veteriner olarak görev yapan Hekim Kaçan sincabın tedavisini yaptıktan sonra doğaya bırakmak istedi. Soğuk hava nedeniyle sincabın telef olacağından korkan Hekim Kaçan, hayvanı evine götürdü. Alınan karara en çok da Ka…

Keşfedilmeyi bekleyen 10 doğa harikası ?

Bulutların üzerindeki uçsuz bucaksız yaylalar, ağaçlarla çevrili göller, görkemli vadiler ve şelalelerle hepsi keşfedilmeyi bekliyor. Hatta içlerinden biri ‘yeryüzündeki cennet’ olarak nitelendiriyor. İşte Karadeniz'in keşfedilmeyi bekleyen 10 doğa harikası Yeşil ve mavilik: GİDEROS KOYU / KASTAMONUBurası Karadeniz’in hırçın dalgalarının uğramadığı yeşil ve mavinin kartpostallık görüntüler oluşturduğu bir bölge. Çevresi yemyeşil dik dağlarla çevrili olan koy pek bilinmese de yat sahipleri arasında oldukça popüler. Ormanın yüzüğü: DELİKLİKAYA ŞELALESİ / ARTVİNArtvin'in Murgul ilçesine bağlı Başköy'de sarp ormanlık alanda, kayanın içinden akan su ile doğal yollarla oluşan yüzük şeklindeki ‘Delikli Kaya Şelalesi’ yaz…

GÜNLÜK HABER AKIŞI

SON DAKİKA HABERLERİ