Çanakkale’nin Gökçeada ilçesinde toplu uğur böceği ölümleri, görenleri tedirgin etti. | Av Doğa & Oltacı Dergisi TV
SON DAKİKA

Çanakkale’nin Gökçeada ilçesinde toplu uğur böceği ölümleri, görenleri tedirgin etti.

Bu biyografi 20 Temmuz 2020 - 15:28 'de eklendi ve 151 views kez görüntülendi.

Çanakkale’de toplu ölüm! Görüntüler korkuttu

Çanakkale’nin Gökçeada ilçesinde toplu uğur böceği ölümleri, görenleri tedirgin etti. Uzmanlar yaşanan uğur böcekleri ölümleriyle ilgili, zararlı haşerelerin engellenmesi için pestisitin fazla kullanılması ya da artan uğur böceği popülasyonunun artmasından kaynaklı olduklarını belirtiyor.

Gökçeada’dan korkutan görüntüler! Toplu ölümler tedirgin etti

Gökçeada’dan korkutan görüntüler! Toplu ölümler tedirgin etti

Gökçeada’dan korkutan görüntüler! Toplu ölümler tedirgin etti

Çanakkale’nin Kuzey Ege’deki turizm merkezlerinden biri olan ve dünyanın ilk ve tek sakin adası (Cittaslow) olan Gökçeada’da geçtiğimiz günlerde görülen toplu uğur böceği ölümleri, görenleri tedirgin etti.

“İLK DEFA BÖYLE BİR ŞEYLE KARŞILAŞTIM”

Yaklaşık 20 yıldır Çanakkale’de yaşayan ve Gökçeada’nın Dereköy Marmaros mevkiinde geçtiğimiz hafta tatile giden Burak Çiftci, gördüğü manzara karşısında şaşkınlığını gizleyemedi. O anları cep telefonu kamerasıyla kaydeden Çiftci, “Çanakkale ve çevresinde kamplar yapıyorum. Bugün ilginç bir olayla karşılaştık ve o yüzden sizlere ulaşmak istedik. Bundan yaklaşık bir hafta 10 gün önce, Gökçeada koylarında motosikletle gezinirken böyle bir görüntüyle karşılaştım. Yüzlerce, binlerce ölü uğur böceği gördük. Aralarında canlılar da vardı ama dalgaların kenara attığını gördük. Daha önce Gökçeada, Bozcaada ve diğer adalarda da çok bulundum ama ilk defa böyle bir şey görüyorum. İlgimi çekti ve paylaşmak istedim. Umarım uzmanlar bununla ilgili bir açıklama yapar ve kötü bir şey yoktur” dedi.

“ÜRKÜTÜCÜ BİR GÖRÜNTÜ”

Yüzlerce ölü uğur böceğinin kendisini ürküttüğünü de sözlerine ekleyen Çiftci, “Uğur böceği yapısı gereği kırmızı bir hayvan, denizin üstünde ve mavi bir dokuda çok ürkütücü görünüyordu. Ölü olmaları da çok kötü, aralarında canlılar da vardı. Kötü hissettirdi açıkçası. Kimse de fark etmemiş herhalde. Biz birkaç görüntü çekebildik. Umarım kötü bir şey yoktur” diye konuştu.

Entomoloji alanında böceklerle ilgili çalışmalar yapan Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölüm Başkanı Prof. Dr. İsmail Kasap, uğur böceklerinin ölümüyle ilgili iki farklı konuyu ele aldı.

Çanakkalede toplu ölüm Görüntüler korkuttu

İlk olarak tarım alanlarında kullanılan pestisitin çok fazla kullanımdan kaynaklı bir ölüm olabileceğini belirten Kasap, ikinci faktör olarak da uğur böceklerinin popülasyonunun artmasından kaynaklı yiyecek bulamamaları ve bu nedenle ölebilecekleri yönünde.

“UĞUR BÖCEKLERİ BEREKET SEMBOLÜDÜR”

Uğur böceklerinin bereket sembolü olduğunu ve zararsız bir böcek türü olduğunu belirten Prof. Dr. İsmail Kasap, “Öncelikle şunu söyleyeyim uğur böcekleri bizler için yani tarım camiası için çok önemli canlılar. Doğada zararlı olan diğer böcekler üzerinden besleniyorlar. Onların popülasyonlarını azaltıyorlar ve insanlara en ufak bir şekilde alerjik ya da zarar verecek bir canlı grubu değil. O yüzden bizler için çok önemlidirler ve tarım açısında da biliyorsunuz ki bereket sembolüdür” dedi.

“PESTİSİT UĞUR BÖCEKLERİNE ZARAR VEREBİLİR”

Tarım alanında kullanılan pestisitin uğur böceklerinin ölümüne neden olabileceğini ifade eden Kasap, “Ölümlerine gelince gidip oradaki durumu görmedim ama bizim en fazla üzerinde durduğumuz konu şu; kullanılan çok fazla miktardaki pestisit, yani tarım ilaçları. Bu sivrisinek ya da karasinek mücadelesinde kullanılan ilaçlar olabilir. Akabinde tarım alanlarında kullanılan ilaçlar doğal düşmanlarıdır. Uğur böcekleri de bunlardan bir tanesi. Onlara zarar vererek öldürmüş olabilir. Bunlar bizim insan eliyle yapmış olduğumuz sıkıntılar. Bu böceklere ve canlılara karşı” diye konuştu.

kaynak milliyet

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Tarım ve Orman Bakanlığı destek verdi! Seri üretime geçiliyor!

Malatya'da kayısı çekirdeğinden toz ve yaş olarak üretilen kahvenin Tarım ve Orman Bakanlığının desteğiyle seri üretiminin yapılması planlanıyor. Dünya kuru kayısı üretiminin büyük kısmının yapıldığı kentte, kayısı çekirdeği ihracatından yıllık ortalama 15 milyon dolarlık gelir elde ediliyor. Coğrafi işaret tescil belgesine sahip Malatya kayısısının çekirdeğinden üretilen kıvamlı ve instant kahve türleriyle bu ürünün katma değerinin artırılması hedefleniyor. Kayısı Araştırma Enstitüsü Müdürü Abdullah Erdoğan, Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü (TAGEM) Ar-Ge Destek Programı kapsamında 2017 yılında başlattıkları kayısı çekirdeği kahvesi geliştirme projesinin geçen yıl sona e…

Doğanın bağrında, doğayla barışık bir yaşam

Yusuf ve Teslime çifti 35 yıldır, Neolitik çağdan günümüze birçok uygarlığın yaşam alanı olarak seçtiği, kendine özgü benzersiz kaya şekilleri ve 8 bin yıllık prehistorik kaya resimleriyle ünlü Beş Parmak (Latmos) dağlarının gözlerden uzak bir köşesinde yaşıyor. Evlerini, sularını karşılayacakları mini barajı, tandırı, ocağı kendileri yapmış. Evlerinde tek teknolojik alet var ve bir de pilli bir radyo...  Yusuf Bilir, Latmos'un vahşi coğrafyasında doğmuş. Önceki yıl hastalanıncaya kadar, 65 yıl boyunca bu coğrafyadan hiç uzaklaşmamış. 35 yıl önce evlenmeye karar verdiğinde, Teslime hanım ile birlikte kendi yuvalarını, bu gün yaşadıkları evlerini yapmak için omuz omuza çalışmışlar. Yusuf Bilir, her taraf kayalık olsa da, ev y…

Kirlenmesin diye ellerini nehirde yıkamayan kayıp Türkler: Dukhalar

Türkçe'nin bir lehçesini konuşan bu kabilenin adı Dukhalar. Bir başka deyişle ise Tsaatan halkı. 'Kayıp Türkler' olarak da bilinen bu topluluk, avlarını paylaşarak, ormanlardan yemiş toplayarak doğayla uyum içinde yaşıyorlar. Doğaya o kadar saygılılar ki ellerini dahi nehirlerde yıkamıyorlar. Aslında bu tip halklar Asya'nın her yerinde bulunabilir ama Dukhalar'ı diğer göçeme halklardan ayıran en büyük özellikleri; Tibet sığırı, deve, keçi ya da at yerine ren geyiği besiciliği yapmaları ve kurtlarla yaşamaları.2 Dukha halkına 'Tsaatan' denmesinin sebebi de şu: Moğolistan'da Dukhalar'dan başka ren geyiği yetiştiren bir topluluk yok, bu nedenle Moğolcada 'rengeyiği insanı' anlamına gelen 'Tsaatan' diye adlandırılıyorlar.3 Ren geyiğini …

Gölbaşı Barajı’nın yüzde 90’ı kurudu, çiftçiler endişeli

1 Bursa Ovası'ndaki tarım arazilerinin büyük bir kısmına su kaynağı olan Kestel ilçesindeki Gölbaşı Barajı'nın yüzde 90'ı kurudu.   2 Geçen sene bu zamanlarda barajın suyla dolu olduğunu belirten çiftçiler, çok endişeli olduklarını ve ektikleri sebzeleri sulayacak su  olmadığını söyledi. 3 Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından 1933 yılında tarım arazilerini sulamak için, Bursa'nın Kestel ilçesine yaptırılan Gölbaşı Barajı'nın yüzde 90'ı kurudu.  4 Uludağ ve Katır Dağları'ndan akan sularla beslenen, Gürsu, Kestel, Yıldırım ve Osmangazi ilçesindeki tarım arazilerini sulamak için kullanılan barajda yaşanan kuraklık, bölge çitçilerini endişelendirdi.  5 Kıyıdan, yer yer 100 metrey…

“Artık evin bir ferdi oldu”

Yavru sincap, ikizlerin neşesi oldu. Hakkari'nin Yüksekova ilçesinde veteriner Hekim Kaçan, tedavi için kendisine getirilen bir sincaba evinde bakıyor. 5 yaşındaki ikizleri Roni ve Robin'in sincapla güzel vakit geçirdiklerini, ona da 'Moni' adını verdiklerini söyleyen Kaçan, "Artık evin bir ferdi oldu" dedi DHA Yüksekova’ya yaklaşık 40 kilometre uzaklıktaki Sürekli köyünde yaşayan kişi, yaklaşık bir ay önce hasta ve bitkin halde bulduğu sincabı Yüksekova Belediyesi Veteriner Hekimliği'ne getirdi. DHA'nın haberine göre burada veteriner olarak görev yapan Hekim Kaçan sincabın tedavisini yaptıktan sonra doğaya bırakmak istedi. Soğuk hava nedeniyle sincabın telef olacağından korkan Hekim Kaçan, hayvanı evine götürdü. Alınan karara en çok da Ka…

Keşfedilmeyi bekleyen 10 doğa harikası ?

Bulutların üzerindeki uçsuz bucaksız yaylalar, ağaçlarla çevrili göller, görkemli vadiler ve şelalelerle hepsi keşfedilmeyi bekliyor. Hatta içlerinden biri ‘yeryüzündeki cennet’ olarak nitelendiriyor. İşte Karadeniz'in keşfedilmeyi bekleyen 10 doğa harikası Yeşil ve mavilik: GİDEROS KOYU / KASTAMONUBurası Karadeniz’in hırçın dalgalarının uğramadığı yeşil ve mavinin kartpostallık görüntüler oluşturduğu bir bölge. Çevresi yemyeşil dik dağlarla çevrili olan koy pek bilinmese de yat sahipleri arasında oldukça popüler. Ormanın yüzüğü: DELİKLİKAYA ŞELALESİ / ARTVİNArtvin'in Murgul ilçesine bağlı Başköy'de sarp ormanlık alanda, kayanın içinden akan su ile doğal yollarla oluşan yüzük şeklindeki ‘Delikli Kaya Şelalesi’ yaz…

GÜNLÜK HABER AKIŞI

SON DAKİKA HABERLERİ