Doğa Koruma Konulu İlk Kütüphane Açıldı | Av Doğa & Oltacı Dergisi TV
SON DAKİKA

Doğa Koruma Konulu İlk Kütüphane Açıldı

Bu biyografi 15 Mart 2020 - 16:18 'de eklendi ve 150 views kez görüntülendi.

Doğa Kütüphanesi’nin açılışında buluştuk.
Bugün (14 Mart) araştırmacılar ve doğa severlerin katılımı ve İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin desteğiyle Doğa Kütüphanesi’nin açılışını gerçekleştirdik. Onursal üyemiz Tansu Gürpınar, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Buğra Gökçe ve Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin konuşmalarıyla aramızda yer aldılar. Doğa Kütüphanesi, İzmir Seferihisar’daki Doğa Okulu araştırma binasında faaliyet gösterecek.
Doğa koruma ve doğa kültürü üzerine çalışmalar yürütenlerin kullanımına açık olan Doğa Kütüphanesi’nde bulunan beş binin üzerinde kaynak ve yayını 👉www.dogakutuphanesi.org web sitesi üzerinden görebilir, kütüphane arşivinde bulunan nadir kaynaklara dijital olarak erişim sağlayabilirsiniz.
Türkiye’deki ilk doğa koruma konulu kütüphane olan Doğa Kütüphanesi’ne, doğa koruma ve doğa kültürü konulu bilgi kaynaklarını paylaşarak veya bağışta bulunarak katkıda bulunabilirsiniz.
İzmir müzikleriyle açılışımızda bizlerle olan Agora Minör grubuna teşekkür ederiz.
#DoğaKütüphanesi #DoğaKültürü İzmir Büyükşehir Belediyesi Seferihisar Belediyesi

Doğa koruma ve doğa kültürü üzerine çalışmalar yapan araştırmacılar için kurulan Doğa Kütüphanesi’nin açılışı 14 Mart Cumartesi günü, araştırmacı ve doğa severlerin katılımıyla gerçekleştirildi. Türkiye’deki ilk doğa koruma konulu kütüphane olan Doğa Kütüphanesi, İzmir Seferihisar’da bulunan Doğa Okulu’nun araştırma binasında hizmet verecek.

Doğa koruma ve doğa kültürü üzerine çalışmalar yapan araştırmacılar için kurulan Doğa Kütüphanesi’nin açılışı 14 Mart Cumartesi günü, araştırmacı ve doğa severin katılımıyla gerçekleştirildi. Türkiye’deki ilk doğa koruma konulu kütüphane olan Doğa Kütüphanesi, İzmir Seferihisar’da bulunan Doğa Okulu’nun araştırma binasında hizmet verecek.Doğa Derneği’nin biyolojik çeşitliliği yaşatmak, doğanın haklarını savunmak ve doğanın kültürünü taşımak amacıyla yürüttüğü çalışmaların bir sonucu olarak ortaya çıkan Doğa Kütüphanesi, 14 Mart Cumartesi günü İzmir’de açıldı. Doğa koruma alanında çalışmalar yapan araştırmacıların, bu alandaki bilgi kaynaklarına ulaşabilmeleri amacıyla kurulan Doğa Kütüphanesi, Seferihisar’daki Orhanlı köyünde bulunan Doğa Okulu’nun araştırma binası içerisinde yer alıyor.

2018 yılı içerisinde kurulmaya başlayan Doğa Kütüphanesi’nin içeriğini kuşlar, tehlikedeki türler, Önemli Doğa Alanları, Önemli Kuş Alanları ve Kadim Üretim Havzaları başta olmak üzere biyolojik çeşitliliğin korunması, doğa kültürü, doğa felsefesi, doğa okuryazarlığı, doğa sanatları gibi konular oluşturuyor.

Doğa Koruma İçin İmeceyle Kuruldu

Türkiye ve dünyadaki bilgi kaynaklarını derleyerek araştırmacıların kullanımına sunan Doğa Kütüphanesi’nin ilk halkası, Doğa Derneği arşivi ile Tansu Gürpınar, Özcan Yüksek ve Güven Eken’in özel koleksiyonlarının dahil olmasıyla oluşturuldu. Doğa Kütüphanesi’nin kurulumu İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin destek ve katkılarıyla hayata geçti. Dileyen herkes, doğa koruma ve doğa kültürü konulu bilgi kaynaklarını paylaşarak veya bağışta bulunarak Doğa Kütüphanesi imecesine dahil olabiliyor.

Doğa koruma ve doğa kültürü üzerine çalışmalar yürütenlerin kullanımına açık olan Doğa Kütüphanesi’nde, beş binin üzerinde kaynak ve yayın yer alıyor. Kütüphanede bulunan tüm kaynaklar www.dogakutuphanesi.org web sitesi üzerinden aratılabilirken, kütüphane arşivinde bulunan nadir kaynaklara dijital olarak erişim sağlanabiliyor.

Doğa Koruma Konulu İlk Kütüphane

14 Mart Cumartesi günü gerçekleşen Doğa Kütüphanesi’nin açılışında konuşan Doğa Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Özlem Akın: “Derneğimiz 2002 yılından bu yana, tehlike altındaki türler başta olmak üzere, biyolojik çeşitliliği ve Önemli Doğa Alanları’nı korumak için çalışmalar yürütüyor. Bilgi, tüm bu çalışmaların başarılı bir şekilde yürütülebilmesi için ihtiyacımız olan yegane şey. Doğa koruma alanında yapılan tüm çalışmalar, araştırmalar ve doğa kültürüyle üretilmiş bilgilerin erişilebilir olması, bu yüzden çok kıymetli. Doğa Kütüphanesi bu ihtiyacı karşılamak amacıyla, doğamızın korunması için üretilen bilginin çoğalmasını ve yaygınlaşmasını sağlamak için kuruldu. Dünyanın farklı yerlerinde doğa koruma alanında yapılmış bir çok çalışmaya ait literatür, Türkiye’deki ilk doğa koruma kütüphanesi olan Doğa Kütüphanesi aracılığıyla araştırmacılarla buluşacak. Umuyoruz ki Doğa Kütüphanesi, bu konuda emek veren herkes için faydalı olur ve doğamızın korunmasına katkıda bulunur.” dedi.

Konu hakkında açıklama yapan Doğa Derneği Onursal Üyesi Tansu Gürpınar: “Biyoljik çeşitlilik bir bakıma dünyanın en büyük ve en değerli kütüphanesidir. Biz doğaseverler, doğa korumacılar, bu kütüphanedeki kitapların zarar görmemesi için canla başla çalışıyoruz. Bu açıdan baktığımızda da hepimiz birer kütüphaneciyiz. Doğa Kütüphanesi’nin dünyanın en büyük kütüphanesinin yaşamasına önemli katkılar sağlamasını diliyorum.” dedi.

Doğa Kütüphanesi’nin açılışına katılan Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin: “Doğa Derneği ve Doğa Okulu ile ortaklığımız uzun yıllardır devam ediyor. Seferihisar’da doğa koruma çalışmaları açısından böylesine önemli bir kütüphanenin kurulmuş olması bizi çok mutlu etti. Burada bulunan kitaplar, alanlarında yazılmış son derece kıymetli ve nadir kitaplar. Biliyoruz ki Doğa Kütüphanesi, doğanın korunması için oldukça büyük bir adım. Bu adımların çoğalması için Doğa Derneği’ni ve ortaya koyduğu çalışmaları desteklemeye devam edeceğiz.” dedi.

Açılışa katılan İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Buğra Gökçe konuyla ilgili yaptığı konuşmada şunları söyledi: “Doğa Kütüphanesi’ni gezerken kendimi büyülü bir dünyada dolaşıyormuş gibi hissettim. Bu kütüphanenin doğa koruma çalışmalarına katkı sağlayacağı ortada. İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak bu anlamlı çalışmaya destek olabildiğimiz için çok mutluyuz. Doğa Kütüphanesi’ne emek veren herkese ayrı ayrı teşekkür ederim.”

Ayrıntılı bilgi ve iletişim için:
Kemal Kolçak
+905436576615

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Tarım ve Orman Bakanlığı destek verdi! Seri üretime geçiliyor!

Malatya'da kayısı çekirdeğinden toz ve yaş olarak üretilen kahvenin Tarım ve Orman Bakanlığının desteğiyle seri üretiminin yapılması planlanıyor. Dünya kuru kayısı üretiminin büyük kısmının yapıldığı kentte, kayısı çekirdeği ihracatından yıllık ortalama 15 milyon dolarlık gelir elde ediliyor. Coğrafi işaret tescil belgesine sahip Malatya kayısısının çekirdeğinden üretilen kıvamlı ve instant kahve türleriyle bu ürünün katma değerinin artırılması hedefleniyor. Kayısı Araştırma Enstitüsü Müdürü Abdullah Erdoğan, Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü (TAGEM) Ar-Ge Destek Programı kapsamında 2017 yılında başlattıkları kayısı çekirdeği kahvesi geliştirme projesinin geçen yıl sona e…

Doğanın bağrında, doğayla barışık bir yaşam

Yusuf ve Teslime çifti 35 yıldır, Neolitik çağdan günümüze birçok uygarlığın yaşam alanı olarak seçtiği, kendine özgü benzersiz kaya şekilleri ve 8 bin yıllık prehistorik kaya resimleriyle ünlü Beş Parmak (Latmos) dağlarının gözlerden uzak bir köşesinde yaşıyor. Evlerini, sularını karşılayacakları mini barajı, tandırı, ocağı kendileri yapmış. Evlerinde tek teknolojik alet var ve bir de pilli bir radyo...  Yusuf Bilir, Latmos'un vahşi coğrafyasında doğmuş. Önceki yıl hastalanıncaya kadar, 65 yıl boyunca bu coğrafyadan hiç uzaklaşmamış. 35 yıl önce evlenmeye karar verdiğinde, Teslime hanım ile birlikte kendi yuvalarını, bu gün yaşadıkları evlerini yapmak için omuz omuza çalışmışlar. Yusuf Bilir, her taraf kayalık olsa da, ev y…

Kirlenmesin diye ellerini nehirde yıkamayan kayıp Türkler: Dukhalar

Türkçe'nin bir lehçesini konuşan bu kabilenin adı Dukhalar. Bir başka deyişle ise Tsaatan halkı. 'Kayıp Türkler' olarak da bilinen bu topluluk, avlarını paylaşarak, ormanlardan yemiş toplayarak doğayla uyum içinde yaşıyorlar. Doğaya o kadar saygılılar ki ellerini dahi nehirlerde yıkamıyorlar. Aslında bu tip halklar Asya'nın her yerinde bulunabilir ama Dukhalar'ı diğer göçeme halklardan ayıran en büyük özellikleri; Tibet sığırı, deve, keçi ya da at yerine ren geyiği besiciliği yapmaları ve kurtlarla yaşamaları.2 Dukha halkına 'Tsaatan' denmesinin sebebi de şu: Moğolistan'da Dukhalar'dan başka ren geyiği yetiştiren bir topluluk yok, bu nedenle Moğolcada 'rengeyiği insanı' anlamına gelen 'Tsaatan' diye adlandırılıyorlar.3 Ren geyiğini …

Gölbaşı Barajı’nın yüzde 90’ı kurudu, çiftçiler endişeli

1 Bursa Ovası'ndaki tarım arazilerinin büyük bir kısmına su kaynağı olan Kestel ilçesindeki Gölbaşı Barajı'nın yüzde 90'ı kurudu.   2 Geçen sene bu zamanlarda barajın suyla dolu olduğunu belirten çiftçiler, çok endişeli olduklarını ve ektikleri sebzeleri sulayacak su  olmadığını söyledi. 3 Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından 1933 yılında tarım arazilerini sulamak için, Bursa'nın Kestel ilçesine yaptırılan Gölbaşı Barajı'nın yüzde 90'ı kurudu.  4 Uludağ ve Katır Dağları'ndan akan sularla beslenen, Gürsu, Kestel, Yıldırım ve Osmangazi ilçesindeki tarım arazilerini sulamak için kullanılan barajda yaşanan kuraklık, bölge çitçilerini endişelendirdi.  5 Kıyıdan, yer yer 100 metrey…

“Artık evin bir ferdi oldu”

Yavru sincap, ikizlerin neşesi oldu. Hakkari'nin Yüksekova ilçesinde veteriner Hekim Kaçan, tedavi için kendisine getirilen bir sincaba evinde bakıyor. 5 yaşındaki ikizleri Roni ve Robin'in sincapla güzel vakit geçirdiklerini, ona da 'Moni' adını verdiklerini söyleyen Kaçan, "Artık evin bir ferdi oldu" dedi DHA Yüksekova’ya yaklaşık 40 kilometre uzaklıktaki Sürekli köyünde yaşayan kişi, yaklaşık bir ay önce hasta ve bitkin halde bulduğu sincabı Yüksekova Belediyesi Veteriner Hekimliği'ne getirdi. DHA'nın haberine göre burada veteriner olarak görev yapan Hekim Kaçan sincabın tedavisini yaptıktan sonra doğaya bırakmak istedi. Soğuk hava nedeniyle sincabın telef olacağından korkan Hekim Kaçan, hayvanı evine götürdü. Alınan karara en çok da Ka…

Keşfedilmeyi bekleyen 10 doğa harikası ?

Bulutların üzerindeki uçsuz bucaksız yaylalar, ağaçlarla çevrili göller, görkemli vadiler ve şelalelerle hepsi keşfedilmeyi bekliyor. Hatta içlerinden biri ‘yeryüzündeki cennet’ olarak nitelendiriyor. İşte Karadeniz'in keşfedilmeyi bekleyen 10 doğa harikası Yeşil ve mavilik: GİDEROS KOYU / KASTAMONUBurası Karadeniz’in hırçın dalgalarının uğramadığı yeşil ve mavinin kartpostallık görüntüler oluşturduğu bir bölge. Çevresi yemyeşil dik dağlarla çevrili olan koy pek bilinmese de yat sahipleri arasında oldukça popüler. Ormanın yüzüğü: DELİKLİKAYA ŞELALESİ / ARTVİNArtvin'in Murgul ilçesine bağlı Başköy'de sarp ormanlık alanda, kayanın içinden akan su ile doğal yollarla oluşan yüzük şeklindeki ‘Delikli Kaya Şelalesi’ yaz…

GÜNLÜK HABER AKIŞI

SON DAKİKA HABERLERİ