Doğanın sesi mi, paranın sesi mi? | Av Doğa & Oltacı Dergisi TV

SON DAKİKA

Doğanın sesi mi, paranın sesi mi?

Bu biyografi 15 Eylül 2020 - 16:10 'de eklendi ve 65 views kez görüntülendi.

Ne derler para sesi, su sesi kulağa güzel gelen seslermiş. Şimdi bir bakalım bu iki ses aynı güzellikte mi yoksa biri diğerinden daha mı güzel? Çok yakın geçmişte, daha iki ay önce dünyada çok kişi para sesi daha güzel diyordu belki, şimdi ne deniliyor bilemiyorum… Sormak lazım…

Sanırım en doğrusu, paranın sesi ile dünyanın en güzel su seslerine sahip olmaya çalışmak, su sesini korumak ve çoğaltmak… Zira su varsa tabiat var, bereket var, yaşam var, üretim var, iş var, yürüyen ekonomi var ve refah var…

Paranın rengine bugüne değin dolardan kaynaklı yeşil deniyordu, şimdi de “Yeşil paranın rengidir” deniyor ancak farklı algı ile… Bu durumda çok basit bir önerme yaparsak; paranın rengi yeşildir, doğanın rengi de yeşildir o halde doğa, paradır diyebilir miyiz? Artık Green Economy, Green Bond, Green Banking, Green Economics Institute, Green Recycling vb tanımlamalara, kurum ünvanlarına rastlıyorsak, paranın yolunun doğadan geçmeye başladığı sürece girmişiz demektir…

Çevresel riskleri ve ekolojik kıtlıkları azaltmayı amaçlayan ve çevreyi bozmadan sürdürülebilir kalkınmayı amaçlayan ekonomi olarak tanımlanan “Yeşil Ekonomi” kısa sayılabilecek bir süre önce hayatımıza girdi, bundan sonra da bu olgu ile beraber yaşayacağız. Gözüken o ki direnenlerin de fazla direnme gücü olmayacak…

İçinde bulunduğumuz dönem adına çok kişinin kullandığı bazı cümleleri kurmak istemiyorum içlerinde çok klişe, ezber cümleler var. Önümüzdeki dönem neler olacak, önümüzdeki dönemin kendisi bize yaşatarak gösterecek zira anladığım kimsenin bu konuda net bilimsel cevabı henüz bulunmuyor… Tek kavradığım şu; bu süreçten 7,8 milyar dünya nüfusunun tamamı dolaylı/dolaysız etkilenecek… Çabamız olumsuz etkilerin minimumda kalması…

Yeni Normal olarak tanımlanan dönem yola çıktı yani değişimin kalıcı hale gelmesi… Hangi değişimler kalıcı olacak ya da başka ne değişimler bizi bekliyor hepsini filmin oyuncuları olarak yaşayacak ve öğreneceğiz Öğrenmenin farklı metotları var tabii bedeli en ağır olanı yaşayarak öğrenmek ama en kalıcı olanı da bu… Zor, oyun bozar…

İçinde bulunduğumuz dönemin finansal tablosuna gelirsek ;

Öncelikle biliyoruz ki ekonomik sıkıntılar dönemsel olarak yaşanır ancak önemli olan reel sektör sıkıntılarının finans sektörüne sirayet etmemesi, ettiği dönemleri hatırlayalım hatta hiç unutmayalım… Güçlü mali sistem reel sektörü ayakta tutar… Eski bir bankacı ve girişimci olarak ve kriz yaşamış, yönetmiş bir olarak öneririm ki “pozitif olmakla gerçekçi olmak karıştırılmasın” ve kriz yönetimi de daha önce kriz yönetmiş tecrübelerle beraber yürütülsün… Ezbere değil, deneyimlenmiş bilgilerle süreç kontrol altına alınabilir ve aşılır.

Bizler şanslıyız ki ülkemizin gayet güçlü bir finans sistemi var ve bu dönemece de likit yapı ile girdiler. Keza şubesiz bankacılığı en iyi uygulayan ülkelerden biriyiz. Ve hatta finans sektör yetkililerimiz bu konuda Know-How transferi dahi yaptı. Hal böyle olunca şu an itibari ile ödemeler dengesi devam ediyor. Diğer taraftan İngiltere çıkışlı Açık Bankacılık (Open Banking) işleyişi hayatımızı daha da kolaylaştıracak. Finans sektörü bir süredir dijitalleşmeye ağırlık vermişti ancak bu işsizlik endişesi de yaratmasın; büyük bir bankamızın üst düzey yetkilisi “dijitalleşme ile işten çıkarım yapmayacağız, çalışanlarımızı masa başından çok dışarda aktif müşteri çalışmalarına yönlendireceğiz” şeklinde beyanda bulundu. İnsan kaynağı her zaman en önemli kaynaktır nitekim bunu online satış ve dağıtım kanalı şirketlerinin COVID-19 döneminde hayli yoğun sayıda çalışan işe alması ile deneyimledik. Pek tabii bu durumda mavi ve beyaz yaka işgücünü analiz etmek de ayrı yazı başlığı ve uzmanlık alanı gerektirir…

Elimizdeki bir diğer somut veri ise; finans sektörü bundan sonra Green Bond – Yeşil Tahvil dediğimiz mekanizma ile fonlama yapmaya başlayacak, nitekim halihazırda Yeşil Tahvil (Green Bond) ürünü çıkarmış finans kurumlarımız bulunmakta. Böylece; ihraç gelirlerinin kısmen ya da tamamı ile, yeni ve/veya mevcut yeşil ve sosyal alanlarda olumlu etkisi olan (düşük karbonlu varlıklar) projeleri finanse veya refinanse etmek mümkün olabilecek…

Yeşil Tahviller, son yıllarda yeşil finansman akışlarını destekleyen, finansal ürün geliştirme yeniliği açısından önemli yere sahip hikayelerden biri zira hızlı büyüyen iklim risklerini yönetmede etkili ve şeffaf bir araç olabilme işleyişine sahip.

Teknik ve çevresel kriterleri bakımından doğa ile uyumlu projelerin finansmanına öncelik veren ve bunları şeffaf olarak raporlayabilen finans kurumları bu hassasiyetleri ile daha avantajlı (faiz, vade vb) kaynaklara ulaşım şansına sahip olabilecekler. Bu avantajlar da pek tabii reel sektöre yansıyacak… Burdan baktığımızda bizi yine doğa koruyor, nasıl mı? Biz onu koruyan yatırımlar yaptığımızda o da bizi maliyetlerde koruyor… Herkes kazanmıyor mu?

Yeni dünya düzenini kimler hangi çerçevede dizayn eder, edecek göreceğiz ancak tek gerçek şu ki yeni dünya düzeninin rengi bayağı bildiğimiz “Yeşil” olacak… Ton ayarlamasını da iyi yapan kazanır…

Seyran Hatipoğlu

Sürdürülebilir Enerji Danışmanı

kaynak

Yeşil Ekonomi

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Konya’nın gizemli mağaraları doğa tutkunlarını bekliyor

Konya'da Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından "tabiat varlığı" olarak tescillenerek koruma altına alınan Güvercinlik ile Körükini ve Suluin mağaraları gerekli düzenlemenin yapılmasıyla bölge turizmine katkı sağlayacak. Çevre ve Şehircilik Bakanlığının Konya'nın Güneysınır ilçesindeki "Güvercinlik" ile Derebucak ilçesindeki Körükini ve Suluin mağaralarının "tabiat varlığı" olarak tescillemesi, bölge turizmine katkı sağlayacak. Konya'nın Derebucak ilçesine bağlı Çamlık Mahallesi'ne yaklaşık 500 metre mesafedeki Körükini Mağarası'na stabilize yoldan ulaşılabiliyor. Doğa tutkunlarının çok iyi bildiği adreslerden biri olan Körükini Mağarası'nın uzunluğu 1250 metre. Mağaranın içinden geçen Uzunsu Deresi, buradan çıkarak 100…

Doğaseverler Kovid-19 sürecinin stresini Nemrut Krater Gölü’nde atıyor

Avrupalı Seçkin Destinasyonlar Projesi kapsamında "Mükemmeliyet Ödülü" alan Bitlis'in Tatvan ilçesindeki Nemrut Krater Gölü, Kovid-19 sürecinin stresini atmak ve doğayla iç içe zaman geçirmek isteyenlere ev sahipliği yapıyor. Fotoğraf: Ahmet Okur/AA Bitlis Bitlis'in Tatvan ilçesindeki dünyanın ikinci, Türkiye'nin en büyük krater gölü Nemrut, bugünlerde yeni tip koronavirüs (Kovid-19) sürecinin stresinden kurtulmak, sakinliğin ve doğanın tadını çıkarmak isteyen doğaseverlerin akınına uğruyor. Avrupalı Seçkin Destinasyonlar Projesi (EDEN) kapsamında "Mükemmeliyet Ödülü" alan 2 bin 250 rakımlı göl, doğal güzellikleri, temiz havası ve eşsiz manzarasıyla insanları cezbediyor. Kovid-19 süreci nedeniyle uygulanan kısıtlamaların kaldırılmas…

Peru’da arkeologlar bir yamaca çizilmiş 2 bin yıllık kedi figürü keşfetti

Peru'daki arkeologlar, bir yamaçta 2 bin yıllık bir kedi taslağı keşfetti. Corona virüs salgını sırasında tarihi sit alanında bakım yapan arkeologlar, 37 metre uzunluğunda bir kedi figürüne rastladı. Peru Kültür Bakanlığı, Nazca bölgesinde yapılan keşifle ilgili geçen hafta yaptığı açıklamada, arkeologların corona virüs önlemlerini fırsat bilerek antik sit alanında bakım yaparken yamaçta yatay olarak görülen bir kedi figürü keşfetti. Figürün, üslup özelliklerine göre Paracas dönemine ait olduğunu belirtti. Günümüzden 2 bin yıl öncesine dayanan kedi figürünün, Paracas toplumunda sık sık kullanılan bir figür olduğunu belirten Kültür Bakanlığı, kedigillere ait figürlerin seramik ve tekstil ikonografisinde sıkça görüldüğünü ifa…

Yürüyüş yaparken peşine puma takıldı!

ABD’de bir kişi ormanda yürüyüş yaptığı sırada peşine puma takıldı.ABD’nin Utah eyaletinin Provo kentindeki Slate Kanyonu’nda yürüyüşe çıkan Kylie Burgess’in peşine puma takıldı. Burgess vahşi hayvanın kendisini kovaladığı anları cep telefonuyla kaydetti. Puma’dan oldukça korkan Burgess, o anları kaydetmekten vazgeçmedi. Burgess, kaydettiği 6 dakikalık video ile korku dolu anlarını takipçileriyle paylaştı. https://www.youtube.com/watch?v=3NyhmITbgB4 …

Bilecik’te yaban domuzu saldırısı

Bilecik'in Gölpazarı ilçesinde, bahçede ceviz toplayan 77 yaşındaki kadına domuz saldırdı. Ayağından ve belinden yaralanan Müzeyyen Yılmaz ambulansla hastaneye kaldırılırken, domuz avcılar tarafından vuruldu. https://www.dailymotion.com/embed/video/x7wk0fg?queue-autoplay-next=0 Gölpazarı ilçesine bağlı Derecikören köyündeki bahçede çalışan 10 kadın işçi, ceviz topladıkları sırada domuzun saldırısına uğradı. Saldırıda kadınlardan Müzeyyen Yılmaz ayağından ve belinden yaralandı. Tarlaya yakın alanda domuz avına çıkan Osmaneli Avcılar Kulübü’ne bağlı avcılar, sesleri duyarak bahçeye geldi. Domuzu vuran avcılar, kanaması olan kadını araçlarıyla hastaneye götürürken, bölgeye gelen ambulanstaki sağlık ekibine teslim etti. Ambulansta ilk …

Köpek saldırısından kurtardığı yaban domuzu yavrusunu evcilleştirdi

Çanakkale'nin Bayramiç ilçesinde çiftçilik ve hayvancılık yapan Bekir Özdemir, av esnasında köpeklerin saldırısından kurtardığı yaban domuzu yavrusunu evcilleştirdi. omuz yavrusunu alıp köyün yakınındaki çiftliğine getirdi. "Muti" adını verdiği domuzu yaklaşık iki ay kafeste, ineklerinin sütüyle besleyen Özdemir, hayvan kendisine alışınca dışarı çıkardı. Özdemir, bu süreçte domuz avcılığını da bıraktı. - "Mısır, kraker, çikolata ve kesme şekeri çok seviyor" Bekir Özdemir, AA muhabirine yaptığı açıklamada, çiftlikteki diğer hayvanların, Muti'ye kısa sürede alıştığını söyledi. Domuzu nisan ayında çıktığı son avda köpeklerin elinden aldığını anlatan Özdemir, "İki ay boyunca kafeste sütle besledim, sonrasında …

GÜNLÜK HABER AKIŞI

SON DAKİKA HABERLERİ