Görünüşüyle büyülüyor… Koparmanın cezası 146 bin TL! | Av Doğa & Oltacı Dergisi TV
SON DAKİKA

Görünüşüyle büyülüyor… Koparmanın cezası 146 bin TL!

Bu biyografi 11 Mayıs 2020 - 16:13 'de eklendi ve 203 views kez görüntülendi.

Antalya’nın bazı tatlı su kaynakları ve Belek’te bulunan otel içindeki göletlerde, rengarenk nilüferler çiçek açtı. Milli park, tabiat parkı gibi koruma alanlarındaki nilüferleri koparmanın cezasının 146 bin TL olduğu belirtildi.

Tatlı su kaynaklarında geceleri kapanıp, suyun altına giren, güneşin doğuşuyla tekrar yüzeye çıkan nilüfer çiçekleri açmaya başladı. Türkiye’de Abant, Gölcük ve Beyşehir gibi göllerde, Antalya‘da Kırkgöz ve Yamansaz su kaynaklarıyla Kurşunlu Şelalesi’nde, küçük şelaleciklerden sonraki yaklaşık 3 kilometrelik nehir boyunca görülebilen nilüferler, Belek‘teki Özaltın Holding bünyesinde yer alan Gloria Golf Club içinde bulunan göletlerde de rengarenk çiçeklendi.

Görünüşüyle büyülüyor... Koparmanın cezası 146 bin TL

Gloria Golf Club içindeki göletlerde, İtalya ve Hollanda’dan özel olarak getirilen yaklaşık 7 renk ve 4 türdeki nilüfer soğanları yıllar içinde büyüyerek, çiçeklerinin de açmasıyla güzel manzara oluşturdu. Gloria Hotels & Resorts Kurucusu Özaltın Holding Yönetim Kurulu Başkanı merhum Nuri Özaltın’ın eşi Sebahat Özaltın tarafından 7 yıl önce oluşturulan nilüferler, otel içindeki göletlerde her yıl artarak, büyümeye devam ediyor.

Görünüşüyle büyülüyor... Koparmanın cezası 146 bin TL

NİLÜFERLER TEHDİT ALTINDA

Yetiştiği doğal ortamdan kopartılarak, süs havuzlarında kullanılmak üzere satıldığı ve yine evlerde yetiştirmek için koparıldığı belirlenen nilüfer çiçekleri, Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) Genel Müdürlüğü’nce biyoçeşitliliğin korunması kapsamında değerlendiriliyor. DKMP 6’ncı Bölge Müdürü Rıza Kamil, Türkiye’nin biyolojik çeşitlilik bakımından çok zengin olduğunu belirterek, “Tüm Avrupa’daki 12 bin bitki çeşidinin tamamı ülkemizde bulunmakta. Ülkemizde 3 bin 500 civarında endemik bitki türü var” dedi.

Görünüşüyle büyülüyor... Koparmanın cezası 146 bin TL

İZİN ALINMASI GEREKİYOR

Antalya’nın da biyoçeşitlilik açısından çok zengin ve 800 ile 1000 arasında endemik bitki türüne sahip olduğunu söyleyen Kamil, “Biz de Tarım ve Orman Bakanlığı DKMP Genel Müdürlüğü ve bölge müdürlükleri olarak doğadaki endemik bitki türlerimizi, yaban hayvan türlerimizi korumakla sorumluyuz. Ekiplerimizle 7/24 esasına göre çalışıyoruz. Doğadan bitki türlerinin toplanması belli usullere bağlı ve izin alınması gerekiyor. Kaçak yolla doğadan toplanırsa idari yaptırım kararları mevcut. 50-100 bin lira veya 100 bin liranın üzerinde cezalarla insanlarımız karşılaşıyor. Bunları gelişigüzel toplamamaları gerekiyor” diye konuştu.

KORUMA ALANINDAKİ CEZA 146 BİN TL

Nilüferlerin koruma altında olduğunu belirten Rıza Kamil, “2872 sayılı ‘Çevre Kanunu’ 9’uncu maddesi (k) bendi gereğince nilüfer çiçeğini kopartanlar ve ticaretini yapanlara biyolojik çeşitliliği tahrip etmekten idari yaptırım uygulanıyor. Biyolojik çeşitliliği tahrip etmek, zarar vermekten 73 bin TL cezası var. Tabi bu ceza normal alanlar için. Korunan alan dediğimiz milli parklarda veya tabiat parklarında izinsiz toplama faaliyeti gerçekleşirse 2 katı olan 146 bin TL ceza uyguluyoruz” dedi.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Tarım ve Orman Bakanlığı destek verdi! Seri üretime geçiliyor!

Malatya'da kayısı çekirdeğinden toz ve yaş olarak üretilen kahvenin Tarım ve Orman Bakanlığının desteğiyle seri üretiminin yapılması planlanıyor. Dünya kuru kayısı üretiminin büyük kısmının yapıldığı kentte, kayısı çekirdeği ihracatından yıllık ortalama 15 milyon dolarlık gelir elde ediliyor. Coğrafi işaret tescil belgesine sahip Malatya kayısısının çekirdeğinden üretilen kıvamlı ve instant kahve türleriyle bu ürünün katma değerinin artırılması hedefleniyor. Kayısı Araştırma Enstitüsü Müdürü Abdullah Erdoğan, Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü (TAGEM) Ar-Ge Destek Programı kapsamında 2017 yılında başlattıkları kayısı çekirdeği kahvesi geliştirme projesinin geçen yıl sona e…

Doğanın bağrında, doğayla barışık bir yaşam

Yusuf ve Teslime çifti 35 yıldır, Neolitik çağdan günümüze birçok uygarlığın yaşam alanı olarak seçtiği, kendine özgü benzersiz kaya şekilleri ve 8 bin yıllık prehistorik kaya resimleriyle ünlü Beş Parmak (Latmos) dağlarının gözlerden uzak bir köşesinde yaşıyor. Evlerini, sularını karşılayacakları mini barajı, tandırı, ocağı kendileri yapmış. Evlerinde tek teknolojik alet var ve bir de pilli bir radyo...  Yusuf Bilir, Latmos'un vahşi coğrafyasında doğmuş. Önceki yıl hastalanıncaya kadar, 65 yıl boyunca bu coğrafyadan hiç uzaklaşmamış. 35 yıl önce evlenmeye karar verdiğinde, Teslime hanım ile birlikte kendi yuvalarını, bu gün yaşadıkları evlerini yapmak için omuz omuza çalışmışlar. Yusuf Bilir, her taraf kayalık olsa da, ev y…

Kirlenmesin diye ellerini nehirde yıkamayan kayıp Türkler: Dukhalar

Türkçe'nin bir lehçesini konuşan bu kabilenin adı Dukhalar. Bir başka deyişle ise Tsaatan halkı. 'Kayıp Türkler' olarak da bilinen bu topluluk, avlarını paylaşarak, ormanlardan yemiş toplayarak doğayla uyum içinde yaşıyorlar. Doğaya o kadar saygılılar ki ellerini dahi nehirlerde yıkamıyorlar. Aslında bu tip halklar Asya'nın her yerinde bulunabilir ama Dukhalar'ı diğer göçeme halklardan ayıran en büyük özellikleri; Tibet sığırı, deve, keçi ya da at yerine ren geyiği besiciliği yapmaları ve kurtlarla yaşamaları.2 Dukha halkına 'Tsaatan' denmesinin sebebi de şu: Moğolistan'da Dukhalar'dan başka ren geyiği yetiştiren bir topluluk yok, bu nedenle Moğolcada 'rengeyiği insanı' anlamına gelen 'Tsaatan' diye adlandırılıyorlar.3 Ren geyiğini …

Gölbaşı Barajı’nın yüzde 90’ı kurudu, çiftçiler endişeli

1 Bursa Ovası'ndaki tarım arazilerinin büyük bir kısmına su kaynağı olan Kestel ilçesindeki Gölbaşı Barajı'nın yüzde 90'ı kurudu.   2 Geçen sene bu zamanlarda barajın suyla dolu olduğunu belirten çiftçiler, çok endişeli olduklarını ve ektikleri sebzeleri sulayacak su  olmadığını söyledi. 3 Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından 1933 yılında tarım arazilerini sulamak için, Bursa'nın Kestel ilçesine yaptırılan Gölbaşı Barajı'nın yüzde 90'ı kurudu.  4 Uludağ ve Katır Dağları'ndan akan sularla beslenen, Gürsu, Kestel, Yıldırım ve Osmangazi ilçesindeki tarım arazilerini sulamak için kullanılan barajda yaşanan kuraklık, bölge çitçilerini endişelendirdi.  5 Kıyıdan, yer yer 100 metrey…

“Artık evin bir ferdi oldu”

Yavru sincap, ikizlerin neşesi oldu. Hakkari'nin Yüksekova ilçesinde veteriner Hekim Kaçan, tedavi için kendisine getirilen bir sincaba evinde bakıyor. 5 yaşındaki ikizleri Roni ve Robin'in sincapla güzel vakit geçirdiklerini, ona da 'Moni' adını verdiklerini söyleyen Kaçan, "Artık evin bir ferdi oldu" dedi DHA Yüksekova’ya yaklaşık 40 kilometre uzaklıktaki Sürekli köyünde yaşayan kişi, yaklaşık bir ay önce hasta ve bitkin halde bulduğu sincabı Yüksekova Belediyesi Veteriner Hekimliği'ne getirdi. DHA'nın haberine göre burada veteriner olarak görev yapan Hekim Kaçan sincabın tedavisini yaptıktan sonra doğaya bırakmak istedi. Soğuk hava nedeniyle sincabın telef olacağından korkan Hekim Kaçan, hayvanı evine götürdü. Alınan karara en çok da Ka…

Keşfedilmeyi bekleyen 10 doğa harikası ?

Bulutların üzerindeki uçsuz bucaksız yaylalar, ağaçlarla çevrili göller, görkemli vadiler ve şelalelerle hepsi keşfedilmeyi bekliyor. Hatta içlerinden biri ‘yeryüzündeki cennet’ olarak nitelendiriyor. İşte Karadeniz'in keşfedilmeyi bekleyen 10 doğa harikası Yeşil ve mavilik: GİDEROS KOYU / KASTAMONUBurası Karadeniz’in hırçın dalgalarının uğramadığı yeşil ve mavinin kartpostallık görüntüler oluşturduğu bir bölge. Çevresi yemyeşil dik dağlarla çevrili olan koy pek bilinmese de yat sahipleri arasında oldukça popüler. Ormanın yüzüğü: DELİKLİKAYA ŞELALESİ / ARTVİNArtvin'in Murgul ilçesine bağlı Başköy'de sarp ormanlık alanda, kayanın içinden akan su ile doğal yollarla oluşan yüzük şeklindeki ‘Delikli Kaya Şelalesi’ yaz…

GÜNLÜK HABER AKIŞI

SON DAKİKA HABERLERİ