Gümüşhane’de arıcılara 860 adet organik kovan dağıtıldı | Av Doğa & Oltacı Dergisi TV
SON DAKİKA

Gümüşhane’de arıcılara 860 adet organik kovan dağıtıldı

Bu biyografi 13 Mart 2020 - 12:44 'de eklendi ve 254 views kez görüntülendi.

Gümüşhane’de arıcılara 860 adet organik kovan dağıtıldı

Gümüşhane’de Tarım ve Orman İl Müdürlüğünce hazırlanan ve Doğu Karadeniz Projesi Bölge Kalkınma İdaresi (DOKAP) Başkanlığı tarafından finanse edilen ‘Organik Arı Yetiştiriciliği Projesi’ kapsamında arıcılara 860 adet organik kovan dağıtımı gerçekleştirildi.

Gümüşhane’de arıcılara 860 adet organik kovan dağıtıldı

Gümüşhane’de arıcılara 860 adet organik kovan dağıtıldı

Gümüşhane’de arıcılara 860 adet organik kovan dağıtıldı

Gümüşhane’de Tarım ve Orman İl Müdürlüğünce hazırlanan ve Doğu Karadeniz Projesi Bölge Kalkınma İdaresi (DOKAP) Başkanlığı tarafından finanse edilen ‘Organik Arı Yetiştiriciliği Projesi’ kapsamında arıcılara 860 adet organik kovan dağıtımı gerçekleştirildi.

Kurumun bahçesinde düzenlenen törende 860 adet organik kovan Merkez’e bağlı Arzular, Çaltılı, Yağlıdere, Aktutan ve Yitirmez köylerindeki 8 işletmeye, Torul ilçesine bağlı Gümüştuğ ve Dedeli köylerindeki 5 işletmeye, Köse ilçesine bağlı Altıntaş, Kayadibi ve Övünce köylerindeki 6 işletmeye, Kelkit ilçesine bağlı Gödül ve Gerdekhisar köylerindeki 2 işletmeye olmak üzere toplam 21 organik arıcılık işletmesine teslim edildi.

Törende konuşan Vali Kamuran Taşbilek, Gümüşhane’yi Türkiye’de organik balcılık noktasında bir merkez haline getirme çabası içerisinde olduklarını söyledi.

Yiyecekten ziyade şifa olarak zikredilen ve çok özel bir nimet olan bal ve yan ürünlerinin Gümüşhane’de üretilmesinin temiz ve güzel coğrafyasında kaçınılmaz olduğunu ifade eden Vali Taşbilek, “Çevre illerden bile bizim floramızdan faydalanmak amacıyla gelen insanlar var. Ülke ekonomisine bu manada çok büyük katkı sağlanıyor. Arı ve bal Kur’an’da zikredilmiş, yiyecekten ziyade şifa kaynağı olan çok özel bir nimet. Bugünlerde de koronavirüs nedeniyle bal, propolis, polen gibi arı ürünleri çok meşhur durumda” dedi.

Konvansiyonel ürünün dünyada herkes tarafından yapılabildiğini fakat organik tarım uygulamalarının en katma değerli ve en özel ürünler olduğunu vurgulayan Vali Taşbilek, “İnsanlar artık farkındalık peşinde koşuyor. Yediği, içtiğinin kıymetli olması peşinde koşuyor, değerli olması peşinde koşuyor. Bu da organik tarım çalışmalarıyla sağlanıyor. Tarımsal üretimin en tepesine organik üretimi koyuyoruz, alt tarafa iyi tarım uygulamaları, sonrasına da konvansiyonel ürünler diyoruz. Ne kadar organik faaliyet yaparsak o kadar nitelikli, katma değeri yüksek ürünler elde edeceğiz. Balcılık noktasında da bu böyle. En değerli ürün organik bal. Bunu yaptığımızda piyasadaki diğer faaliyetlerle değerlendirdiğimizde birim değeri çok daha yükseliyor ve insanlarımıza katma değer oluşturur hale getiriyor” diye konuştu.

Bu yıl hedeflenen 40 ton organik bal üretiminin az olduğunu belirterek hedefin en az 100 tona çıkarılması gerektiğini kaydeden Taşbilek, “Türkiye’de organik balcılık noktasında Gümüşhane’yi bir merkez haline getirmemiz lazım. Bunun çabasını da arkadaşlarımızla veriyoruz. Bakanlıklarımız da İl Özel İdaremizde bu konuda bize destek oluyor. Devletin genel idaresi, Özel İdaresi, bütün kurumları burayı tarım noktasında katma değeri yüksek bir hale getirmemiz lazım. Pestil ve köme üretimimizde bal önemli bir unsur. Ceviz, bal bunları ne kadar artırırsak burayı özellikli bir üretim merkezi haline getireceğiz. Kovanların hayırlı olmasını temenni ediyorum. Çabamızı daha artıracağız. Ürettiğimiz ürünün değerini daha çok artırma çabasına gireceğiz. 2020 yılı bütün çiftçilerimize ve arıcılarımıza güzellikler getirir inşallah. Biz her zaman emrinizdeyiz, destek olmaya hazırız” şeklinde konuştu.

Törende konuşan Tarım ve Orman İl Müdürü Edip Birşen ise arıcılığın toprağa bağlı kalmadan, az sermayeyle kısa sürede gelir getiren, bal arılarını sevk ve yönetebilme kabiliyetine dayanan tarımsal bir iş kolu olduğunu belirterek, Gümüşhane’de organik arıcılığı geliştirerek verimliliği artırmayı hedeflediklerini söyledi.

Gümüşhane’nin arıcılık bakımından son derece zengin bir potansiyele ve zengin bitki florasına sahip olduğunu ifade eden Birşen, bu kaynağı en iyi şekilde değerlendirmek ve kullanmak amacında olduklarını belirtti.

Türkiye’nin bal kalitesi en yüksek illeri arasında olan Gümüşhane’nin gerek arıcılık yönünden gerekse flora zenginliği bakımından bölgede önemli bir yer tuttuğun dile getiren Birşen, “Bu flora zenginliği ile kirlenmemiş olan kaynaklarımız dikkate alındığında Gümüşhane’de üretilen balın organik bal olarak pazarlanması için önemli bir fırsattır. Bal, doğrudan ve diğer gıdalara katılarak tüketimi yanında aslında şifa amaçlı tüketimi yaygın olan bir ürünümüz. Bal ve diğer ürünlerinin şifa amaçlı kullanılıyor olması son yıllarda alternatif tıbbın da gündemine girerek zaman içerisinde ticarete konu olmaya başlamıştır. Arıcılıkta büyük bir imkana sahip olan ilimiz bu gelişmeleri değerlendirerek bunu fırsata dönüştürmeliyiz. 2014 yılında itibaren yürüttüğümüz organik arı yetiştiriciliği projesi kapsamında 2 bin 160 adet organik kovan, 4 bin 196 kilogram organik temel petek, 14 bin 400 adet organik varroa ilacıyla arıcılarımıza destek olmaya devam ediyoruz” dedi.

Gümüşhane’de 2020 yılı üretim sezonunda 34 organik arıcının 3 bin kovanıyla ile yaklaşık 40 ton organik bal üretimi hedeflendiğini ifade eden Birşen, projenin önümüzdeki yıllarda da genişleyerek devam edeceğini söyledi.

Bitkisel Üretim ve Bitki Sağlığı Şube Müdürü İbrahim Murathan’ın da organik tarım hakkında bilgiler aktardıktan sonra arıcılara kovanları protokol üyeleri tarafından dağıtıldı.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Tarım ve Orman Bakanlığı destek verdi! Seri üretime geçiliyor!

Malatya'da kayısı çekirdeğinden toz ve yaş olarak üretilen kahvenin Tarım ve Orman Bakanlığının desteğiyle seri üretiminin yapılması planlanıyor. Dünya kuru kayısı üretiminin büyük kısmının yapıldığı kentte, kayısı çekirdeği ihracatından yıllık ortalama 15 milyon dolarlık gelir elde ediliyor. Coğrafi işaret tescil belgesine sahip Malatya kayısısının çekirdeğinden üretilen kıvamlı ve instant kahve türleriyle bu ürünün katma değerinin artırılması hedefleniyor. Kayısı Araştırma Enstitüsü Müdürü Abdullah Erdoğan, Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü (TAGEM) Ar-Ge Destek Programı kapsamında 2017 yılında başlattıkları kayısı çekirdeği kahvesi geliştirme projesinin geçen yıl sona e…

Doğanın bağrında, doğayla barışık bir yaşam

Yusuf ve Teslime çifti 35 yıldır, Neolitik çağdan günümüze birçok uygarlığın yaşam alanı olarak seçtiği, kendine özgü benzersiz kaya şekilleri ve 8 bin yıllık prehistorik kaya resimleriyle ünlü Beş Parmak (Latmos) dağlarının gözlerden uzak bir köşesinde yaşıyor. Evlerini, sularını karşılayacakları mini barajı, tandırı, ocağı kendileri yapmış. Evlerinde tek teknolojik alet var ve bir de pilli bir radyo...  Yusuf Bilir, Latmos'un vahşi coğrafyasında doğmuş. Önceki yıl hastalanıncaya kadar, 65 yıl boyunca bu coğrafyadan hiç uzaklaşmamış. 35 yıl önce evlenmeye karar verdiğinde, Teslime hanım ile birlikte kendi yuvalarını, bu gün yaşadıkları evlerini yapmak için omuz omuza çalışmışlar. Yusuf Bilir, her taraf kayalık olsa da, ev y…

Kirlenmesin diye ellerini nehirde yıkamayan kayıp Türkler: Dukhalar

Türkçe'nin bir lehçesini konuşan bu kabilenin adı Dukhalar. Bir başka deyişle ise Tsaatan halkı. 'Kayıp Türkler' olarak da bilinen bu topluluk, avlarını paylaşarak, ormanlardan yemiş toplayarak doğayla uyum içinde yaşıyorlar. Doğaya o kadar saygılılar ki ellerini dahi nehirlerde yıkamıyorlar. Aslında bu tip halklar Asya'nın her yerinde bulunabilir ama Dukhalar'ı diğer göçeme halklardan ayıran en büyük özellikleri; Tibet sığırı, deve, keçi ya da at yerine ren geyiği besiciliği yapmaları ve kurtlarla yaşamaları.2 Dukha halkına 'Tsaatan' denmesinin sebebi de şu: Moğolistan'da Dukhalar'dan başka ren geyiği yetiştiren bir topluluk yok, bu nedenle Moğolcada 'rengeyiği insanı' anlamına gelen 'Tsaatan' diye adlandırılıyorlar.3 Ren geyiğini …

Gölbaşı Barajı’nın yüzde 90’ı kurudu, çiftçiler endişeli

1 Bursa Ovası'ndaki tarım arazilerinin büyük bir kısmına su kaynağı olan Kestel ilçesindeki Gölbaşı Barajı'nın yüzde 90'ı kurudu.   2 Geçen sene bu zamanlarda barajın suyla dolu olduğunu belirten çiftçiler, çok endişeli olduklarını ve ektikleri sebzeleri sulayacak su  olmadığını söyledi. 3 Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından 1933 yılında tarım arazilerini sulamak için, Bursa'nın Kestel ilçesine yaptırılan Gölbaşı Barajı'nın yüzde 90'ı kurudu.  4 Uludağ ve Katır Dağları'ndan akan sularla beslenen, Gürsu, Kestel, Yıldırım ve Osmangazi ilçesindeki tarım arazilerini sulamak için kullanılan barajda yaşanan kuraklık, bölge çitçilerini endişelendirdi.  5 Kıyıdan, yer yer 100 metrey…

“Artık evin bir ferdi oldu”

Yavru sincap, ikizlerin neşesi oldu. Hakkari'nin Yüksekova ilçesinde veteriner Hekim Kaçan, tedavi için kendisine getirilen bir sincaba evinde bakıyor. 5 yaşındaki ikizleri Roni ve Robin'in sincapla güzel vakit geçirdiklerini, ona da 'Moni' adını verdiklerini söyleyen Kaçan, "Artık evin bir ferdi oldu" dedi DHA Yüksekova’ya yaklaşık 40 kilometre uzaklıktaki Sürekli köyünde yaşayan kişi, yaklaşık bir ay önce hasta ve bitkin halde bulduğu sincabı Yüksekova Belediyesi Veteriner Hekimliği'ne getirdi. DHA'nın haberine göre burada veteriner olarak görev yapan Hekim Kaçan sincabın tedavisini yaptıktan sonra doğaya bırakmak istedi. Soğuk hava nedeniyle sincabın telef olacağından korkan Hekim Kaçan, hayvanı evine götürdü. Alınan karara en çok da Ka…

Keşfedilmeyi bekleyen 10 doğa harikası ?

Bulutların üzerindeki uçsuz bucaksız yaylalar, ağaçlarla çevrili göller, görkemli vadiler ve şelalelerle hepsi keşfedilmeyi bekliyor. Hatta içlerinden biri ‘yeryüzündeki cennet’ olarak nitelendiriyor. İşte Karadeniz'in keşfedilmeyi bekleyen 10 doğa harikası Yeşil ve mavilik: GİDEROS KOYU / KASTAMONUBurası Karadeniz’in hırçın dalgalarının uğramadığı yeşil ve mavinin kartpostallık görüntüler oluşturduğu bir bölge. Çevresi yemyeşil dik dağlarla çevrili olan koy pek bilinmese de yat sahipleri arasında oldukça popüler. Ormanın yüzüğü: DELİKLİKAYA ŞELALESİ / ARTVİNArtvin'in Murgul ilçesine bağlı Başköy'de sarp ormanlık alanda, kayanın içinden akan su ile doğal yollarla oluşan yüzük şeklindeki ‘Delikli Kaya Şelalesi’ yaz…

GÜNLÜK HABER AKIŞI

SON DAKİKA HABERLERİ