Haliç’te martı ve kazların yemek yeme sırası görenleri şaşırtıyor | Av Doğa & Oltacı Dergisi TV
SON DAKİKA

Haliç’te martı ve kazların yemek yeme sırası görenleri şaşırtıyor

Bu biyografi 17 Aralık 2020 - 14:53 'de eklendi ve 111 views kez görüntülendi.
Haliç’te martı ve kazların yemek yeme sırası görenleri şaşırtıyor

Yürüyüş yapmak için Alibeyköy’den Sütlüce sahile gelen Adem Yavuzdoğan’ın pastane ve fırınlardan topladığı bayat ekmekler yıllardır martı ve kazlara sabah kahvaltısı oluyor. “Gel Gel” sesini duyan kazlar ikamet ettikleri Haliç’in ortasındaki Ada’dan sırayla gelip karınlarını doyurup tekrar sırayla Ada’ya geri dönüyor. 10 yıldır kazları ve martıları beslediğini ifade eden Adem Yavuzdoğan, “İyilik yapan iyilik bulur” dedi.

10 yıldır sabah yürüyüşü yapmak için Alibeyköy’den Sütlüce sahiline gelen Adem Yavuzdoğan isimli vatandaş, martı ve kazlar ile yaptığı iletişim görenleri hayran bırakıyor. 10 yıldır her sabah pastane ve fırınlardan topladığı bayat ekmekler ile sahile gelen Yavuzdoğan, ekmekleri büyük bir özenle ile martı ve kazlara atıyor. Tuzla Belediye Başkanı Dr. Şadi Yazıcı’nın sosyal medya hesabından martıların yemek yemek için sıraya girdiği anları “Asırlar öncesinden Hz. Ömer, ‘Dağlara buğdaylar serpin. Müslüman ülkede kuşlar aç demesinler.’ sözünün tezahürüne şahit olduk bugün Haliç’te. İyi ki böyle güzel insanlar var, yoksa nasıl buz tutardı kalplerimiz” notuyla paylaştı. Gel gel çağrısına duyarsız kalmayan kazlar, karşı adadan tek sıra halinde geliyorlar. Yine karınlarını doyurduktan sonra tek sıra halinde geriye dönüyorlar. Sonra başka bir grup geliyor. 10 yıldır kazları ve martıları beslediğini ifade eden Adem Yavuzdoğan, “İyilik yapan iyilik bulur” dedi.

“SESİMİ DUYDUKLARI ZAMAN HER SABAH GELİYORLAR”

Sesini duyduklarında geldiklerini belirten Adem Yavuzdoğan, ”Ördekleri ve kazları besliyorum. 10 seneden beri geliyorum. Yürüyüşe gittim. Bir seferinde çok az bir ekmek getirdim. Çoğaldılar. Şimdi sesimi duydukları zaman her sabah geliyorlar. Seslenince karşı adadakilerin hepsi buraya geliyor. Ördekleri kazları hepsini besliyorum. Alibeyköy’den geliyorum. 130 taneye kadar saydım. Daha sonra sayamadım. Karnını doyuran gidiyor. Karnı aç olan geliyor” dedi.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Erfelek Tatlıca Şelaleleri, kestane kargası, baykuş, sincap, sansar, gelincik, tavşan ve karaca gibi yaban hayvanlarına da ev sahipliği yapıyor

Erfelek Tatlıca Şelaleleri ziyaretçilerine görsel şölen sunuyor Tarım ve Orman Bakanlığınca 2011'de tabiat parkı ilan edilen Erfelek Tatlıca Şelaleleri, kestane kargası, baykuş, sincap, sansar, gelincik, tavşan ve karaca gibi yaban hayvanlarına da ev sahipliği yapıyor 01Sinop'un Erfelek ilçesinde iki ormanın birleştiği derin vadi içerisinden akan irili ufaklı 28 şelaleden oluşan Erfelek Tatlıca Şelaleleri, beyaz örtüsüyle ziyaretçilerini adeta büyülüyor. 02AA'nın haberine göre Tarım ve Orman Bakanlığınca 2011'de tabiat parkı ilan edilen 720 dekarlık alana sahip Erfelek Tatlıca Şelaleleri, beyaz örtüsüyle de ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor. 03Bünyesinde bir kilometrelik iki farklı yürüyüş parkurunu bulunduran tabiat parkı, alabalık, kestan…

Tarım ve Orman Bakanlığı destek verdi! Seri üretime geçiliyor!

Malatya'da kayısı çekirdeğinden toz ve yaş olarak üretilen kahvenin Tarım ve Orman Bakanlığının desteğiyle seri üretiminin yapılması planlanıyor. Dünya kuru kayısı üretiminin büyük kısmının yapıldığı kentte, kayısı çekirdeği ihracatından yıllık ortalama 15 milyon dolarlık gelir elde ediliyor. Coğrafi işaret tescil belgesine sahip Malatya kayısısının çekirdeğinden üretilen kıvamlı ve instant kahve türleriyle bu ürünün katma değerinin artırılması hedefleniyor. Kayısı Araştırma Enstitüsü Müdürü Abdullah Erdoğan, Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü (TAGEM) Ar-Ge Destek Programı kapsamında 2017 yılında başlattıkları kayısı çekirdeği kahvesi geliştirme projesinin geçen yıl sona e…

Doğanın bağrında, doğayla barışık bir yaşam

Yusuf ve Teslime çifti 35 yıldır, Neolitik çağdan günümüze birçok uygarlığın yaşam alanı olarak seçtiği, kendine özgü benzersiz kaya şekilleri ve 8 bin yıllık prehistorik kaya resimleriyle ünlü Beş Parmak (Latmos) dağlarının gözlerden uzak bir köşesinde yaşıyor. Evlerini, sularını karşılayacakları mini barajı, tandırı, ocağı kendileri yapmış. Evlerinde tek teknolojik alet var ve bir de pilli bir radyo...  Yusuf Bilir, Latmos'un vahşi coğrafyasında doğmuş. Önceki yıl hastalanıncaya kadar, 65 yıl boyunca bu coğrafyadan hiç uzaklaşmamış. 35 yıl önce evlenmeye karar verdiğinde, Teslime hanım ile birlikte kendi yuvalarını, bu gün yaşadıkları evlerini yapmak için omuz omuza çalışmışlar. Yusuf Bilir, her taraf kayalık olsa da, ev y…

Kirlenmesin diye ellerini nehirde yıkamayan kayıp Türkler: Dukhalar

Türkçe'nin bir lehçesini konuşan bu kabilenin adı Dukhalar. Bir başka deyişle ise Tsaatan halkı. 'Kayıp Türkler' olarak da bilinen bu topluluk, avlarını paylaşarak, ormanlardan yemiş toplayarak doğayla uyum içinde yaşıyorlar. Doğaya o kadar saygılılar ki ellerini dahi nehirlerde yıkamıyorlar. Aslında bu tip halklar Asya'nın her yerinde bulunabilir ama Dukhalar'ı diğer göçeme halklardan ayıran en büyük özellikleri; Tibet sığırı, deve, keçi ya da at yerine ren geyiği besiciliği yapmaları ve kurtlarla yaşamaları.2 Dukha halkına 'Tsaatan' denmesinin sebebi de şu: Moğolistan'da Dukhalar'dan başka ren geyiği yetiştiren bir topluluk yok, bu nedenle Moğolcada 'rengeyiği insanı' anlamına gelen 'Tsaatan' diye adlandırılıyorlar.3 Ren geyiğini …

Gölbaşı Barajı’nın yüzde 90’ı kurudu, çiftçiler endişeli

1 Bursa Ovası'ndaki tarım arazilerinin büyük bir kısmına su kaynağı olan Kestel ilçesindeki Gölbaşı Barajı'nın yüzde 90'ı kurudu.   2 Geçen sene bu zamanlarda barajın suyla dolu olduğunu belirten çiftçiler, çok endişeli olduklarını ve ektikleri sebzeleri sulayacak su  olmadığını söyledi. 3 Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından 1933 yılında tarım arazilerini sulamak için, Bursa'nın Kestel ilçesine yaptırılan Gölbaşı Barajı'nın yüzde 90'ı kurudu.  4 Uludağ ve Katır Dağları'ndan akan sularla beslenen, Gürsu, Kestel, Yıldırım ve Osmangazi ilçesindeki tarım arazilerini sulamak için kullanılan barajda yaşanan kuraklık, bölge çitçilerini endişelendirdi.  5 Kıyıdan, yer yer 100 metrey…

“Artık evin bir ferdi oldu”

Yavru sincap, ikizlerin neşesi oldu. Hakkari'nin Yüksekova ilçesinde veteriner Hekim Kaçan, tedavi için kendisine getirilen bir sincaba evinde bakıyor. 5 yaşındaki ikizleri Roni ve Robin'in sincapla güzel vakit geçirdiklerini, ona da 'Moni' adını verdiklerini söyleyen Kaçan, "Artık evin bir ferdi oldu" dedi DHA Yüksekova’ya yaklaşık 40 kilometre uzaklıktaki Sürekli köyünde yaşayan kişi, yaklaşık bir ay önce hasta ve bitkin halde bulduğu sincabı Yüksekova Belediyesi Veteriner Hekimliği'ne getirdi. DHA'nın haberine göre burada veteriner olarak görev yapan Hekim Kaçan sincabın tedavisini yaptıktan sonra doğaya bırakmak istedi. Soğuk hava nedeniyle sincabın telef olacağından korkan Hekim Kaçan, hayvanı evine götürdü. Alınan karara en çok da Ka…

GÜNLÜK HABER AKIŞI

SON DAKİKA HABERLERİ