İstanbul Veteriner Hekimler Odası (İVHO)'ya cevaben Avcılık ve Av, Yaban Hayatı Koruma Konfederasyonu (AYHAK) Bilim Kurulu Raporu, | Av Doğa & Oltacı Dergisi TV

SON DAKİKA

İstanbul Veteriner Hekimler Odası (İVHO)’ya cevaben Avcılık ve Av, Yaban Hayatı Koruma Konfederasyonu (AYHAK) Bilim Kurulu Raporu,

Bu biyografi 11 Nisan 2020 - 15:50 'de eklendi ve 137 views kez görüntülendi.

10.04.2020
Avcılık ve Av, Yaban Hayatı Koruma Konfederasyonu (AYHAK) Bilim Kurulu Raporu,
09-04-2020 tarihinde Anadolu Ajansına İstanbul Veteriner Hekimler Odası (İVHO)’nun “Veterinerlerden avcılık yasaklansın talebi” başlıklı yazısına cevap olarak;
09-04-2019 tarihinde İVHO nun basına vermiş olduğu demeçte “Yaşam alanları üzerindeki tahribat ve avcılık faaliyetleri yüzünden hayvanlar üzerindeki baskı artınca corona virüsler hastalık oluşturma yeteneği kazanmakta ve semptomların ortaya çıkmasıyla da corona virüs patojenleri saçılmaktadır.” Şeklinde gerçekle bağdaşmayan talihsiz bir açıklamada bulunmuşlardır.
Türkiye’de Şubat ayı sonunda kapanan av sezonu ağustos ayının ortasına kadar altı buçuk ay süre ile kapalıdır. Ülkemizde avlanma sezonlarında avlanan memeli, kuş ve hatta balık türlerinden hiçbirisinin üzerinde avcılığın oluşturabileceği olası baskının korona virüsünün veya başka bir zoonotik hastalığın yayılmasında etkili olduğuna dair hiçbir bilimsel veri bulunmamaktadır. Canlıların yaşam alanlarının tahribatında, sulak alanların kurutulması ve tarım ilaçları gibi faktörler bulunurken avcılığın hedef olarak gösterilmesi son derece şaşırtıcıdır.
İVHO, yaptığı basın açıklamasında ayrıca “ bu riski önlemek için kara avcılığı, memeli ve kuş ticaretinin yasaklanması ve insanların yaban hayvanlarıyla olan kontrolsüz temasının engellenmesinin her zamankinden daha önemli hale geldiği vurgulandı”.
Burada akla gelen diğer bir soru ise; memeli ve kuş ticaretinin zaten bakanlık sorumluluğunda olduğu ve yurt dışından gelen hayvanların kontrollerinin kendi meslektaşları yani VETERİNER ler tarafından yapıldığı bilinmektedir.
T.C. Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan Türkiye Zoonotik Hastalıklar Eylem Planı (2019-2023) Raporu’nda Hayvanlardan insanlara geçen hastalıkların (ZOONOTİK) içerisinde özellikle de avcılık yolu ile kuşlardan insanlara geçen bir hastalıktan bahsedilmemiş ve hatta 515 sayfalık raporun içerisinde “AVCI” kelimesi sadece bir yerde geçmekte olup bu da avlanan kişiler arasında zoonotik hastalıklara karşı farkındalığın arttırılması ile ilgilidir.
Hayvanlardan ve kuşlardan direk olarak insanlara geçen bir hastalık olmasa da dolaylı yollardan bu hastalıkları taşıyıcı en önemli hayvanın sivrisinekler olduğu yine bakanlık raporunda açıkça ne net olarak belirtilmektedir.
Bakanlık raporunda belirtilen viral kökenli Zoonotik hastalıklara örnek olarak;
Türkiye’de Toksoplazmoz Epidemiyolojisi; evcil kanatlılarda %0-4 ve yırtıcı kuşlarda %0-12 seropozitiflik saptanmıştır. Ancak yetersiz çalışmalardan dolayı karşılaştırılabilir veriler üretilebilmesi pek söz konusu değildir (T.C. Sağlık Bakanlığı, 2019).
Batı Nil Virüsü Enfeksiyonu (BNVE); Kuşlardan (kargalar ve güvercinler) ilk defa 1953 yılında Nil Deltasında tanımlanmıştır. Genelde mevsimsel özellik göstermekte olup yaz boyunca ve sonbaharın erken dönemlerinde görülür. Sivrisineklerin tükrük bezleri ile taşınan bir virüstür. İnsanlara sivrisineklerin sokması ile enfekte edilir (T.C. Sağlık Bakanlığı, 2019).
Kırım-Kongo kanamalı ateş virüsü (KKKAV); Kenelerden insanlara bulaşan bir hastalık olup teşhis edildiği günden günümüze kadar 528 vatandaşımız ölmüştür (T.C. Sağlık Bakanlığı, 2019). KKKAV’den gerçekleşen ölümler ülkemizde 04-10-2006 tarihinde kuş gribi (Avian İnfluenza) ilan edilene kadar, yıllık ölüm oranları ortalama 13 kişi civarında seyrederken, bu tarihten sonra birçok kümes hayvanının ve evcil kuşların katledilmesinden sonra 2008-2010 yılları arasında ortalama 55 kişiye yükselmiştir.
Ayrıca yine İVHO’nun demecinde belirttiği gibi avlanıp tüketilen hayvanlardan insanlara enfekte olan zoonozlarında yine bakanlık eylem planında hiçbir şekilde belirtilmediği ve bu söylenenlerin ortalığı karıştırmak için spekülasyondan ileri gidemeyeceği AYHAK konfederasyonumuz, AYHAK’a bağlı federasyonlarımız ve avcı derneklerimiz tarafından bilinmektedir.
Belli ki KOVIDn-19 Pandemisi nedeni ile ülkemizde zor günlerin yaşandığı şu günlerde İVHO bu gibi talihsiz yorumları ile ya kendisine yeni bir iş kapısı aramakta veya bazı kuruluşların güdümü ile ne yaptığını bilememektedir.

KAYNAK: Türkiye Zoonotik Hastalıklar Eylem Planı (2019-2023) Raporu 2019. T.C. Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü Zoonotik ve Vektörel Hastalıklar Dairesi Başkanlığı, 515 p. Ankara,

Prof.Dr. Senih YAZGAN Prof.Dr. Şağdan BAŞKAYA Prof.Dr. Alp SALMAN

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

İzmir’in O Barajında Sular Çekildi, Bir Köy Ortaya Çıktı

İzmir'in o barajında sular çekildi, bir köy ortaya çıktı İzmir'deki barajlar için tehlike çanlarıİZMİR - İzmir'in içme suyu ihtiyacını karşılayan Tahtalı Barajı'nda, yağışların azalmaya başlamasıyla sular çekildi ve baraj suları altında kalan minare dahil olmak üzere eski köy kalıntıları gün... İzmir'in o barajında sular çekildi, bir köy ortaya çıktı İzmir'deki barajlar için tehlike çanları İZMİR - İzmir'in içme suyu ihtiyacını karşılayan Tahtalı Barajı'nda, yağışların azalmaya başlamasıyla sular çekildi ve baraj suları altında kalan minare dahil olmak üzere eski köy kalıntıları gün yüzüne çıktı. Barajdaki su seviyesinin ise önceki aylara göre ciddi derecede azaldığı verilerle ortaya çıktı. İzmir'de mevs…

balıkçı, 2,4 milyon sterlin değerinde ‘dünyanın en büyük’ ​​balina kusmuğu damlasını buldu

Tayland'da balıkçı dünyanın en büyüğü olabilecek ambergris diğer adıyla balina kusmuğu buldu. Değeri yaklaşık 2.4 milyon pound olan söz konusu balina kusmuğunu, bu kadar özel yapan ayrıntı ise parfüm sektörünün vazgeçilmezi olmasından geliyor. Tayland’da bir balıkçı, sahilde 2.4 milyon pound değerinde ambergris buldu. Ambergris (balina kusmuğu) bir parfümün kokusunun daha uzun süre dayanması için ekstrakte edilen kokusuz bir alkol nedeniyle bir deniz hazinesi ve yüzen altın olarak kabul ediliyor. Tayland’ın Nakhon Si Thammarat bölgesinde sahilde yürüyüşe çıkan balıkçı Naris Suwannasang, birkaç soluk kaya benzeri soluk topak gördü. Bulduğu kaya benzeri parçaları eve götüren Suwannasang, kayaların parfüm üretiminde pahalı bir bile…

Buzluğa atılan balığın tadı bakın neden değişiyor

Balık tüketiminin sağlık açısından ne kadar önemli olduğunu artık bilmeyen yok. Ancak Türk halkı olarak anne sütünden sonra en faydalı gıda olarak gösterilen bu mucizevi gıdayı yeteri kadar tüketmiyoruz. Balığın taze yenilmesinin çok faydalı olduğunu vurgulayan Akdeniz Üniversitesi (AÜ) Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof.Dr. Mehmet Gökoğlu, buzluğa giren balıkta nasıl değişimler yaşandığını ve bunun sebebini açıkladı Akdeniz Üniversitesi (AÜ) Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof.Dr. Mehmet Gökoğlu, balığın insan sağlığı açısından kusursuz gıdalardan biri olduğunu söyledi. Anne sütünden sonra balığın en faydalı gıda olduğunu vurgulayan Prof.Dr. Gökoğlu, bu dönemde palamudun bol olduğunu belirterek, “Bu dö…

Kandıra’da amforalar balıkçılara emanet

Geçmiş yıllarda "cezası olur" endişesiyle balıkçıların teknesine almaya çekindiği, zaman zaman tahrip ettiği amforalar, Kocaeli Müze Müdürlüğünün girişimlerinin olumlu sonuç vermesiyle artık balıkçılar artık balıkçılar tarafından korumaya alındı. Kocaeli'de, Bitinya Krallığı'nın ardından Roma, Bizans ve Ceneviz gemilerinin uğrağı haline gelen, Osmanlı döneminde de İstanbul'un ihtiyaçlarının deniz yolundan nakliyesi için kullanılan Kandıra ilçesi, gün yüzüne çıkan sualtı kültür varlıklarıyla dikkati çekiyor. Kentin Karadeniz'e açılan kapısı konumundaki ilçenin kuzey batısında bulunan Bağırganlı Mahallesi'nde 80 üyesiyle faaliyette bulunan Bağırganlı Su Ürünleri Kooperatifinin başkanı Mustafa Altıntaş, yaklaşık 100 metr…

Kazakistan’da kartalla avcılık nesilden nesle aktarılıyor

Kazakistan’da 12 yaşındaki Yerasıl Serikbekulı, dedesinden miras kalan kartalla avcılığı babasından devralmaya hazırlanıyor. Fotoğraf: Meiramgul Kussainova/AA Nur Sultan Başkent Nur Sultan’dan yaklaşık 30 kilometre uzaklıktaki Sofiyevka köyünde yaşayan Yerasıl Serikbekulı, kartalla avlanan babasına 8 yaşından beri çıraklık yapıyor. Henüz 12 yaşında olan Serikbekulı, okul sonrası tüm zamanını at üstünde kartalla avlanma tekniklerini öğrenerek geçiriyor. Serikbekulı, geleneksel aile mesleğini babasından devralmaya hazırlanıyor. AA muhabirine konuşan Serikbekulı, kartalla avlanmayı öğrenmenin birçok aşaması bulunduğunu ifade ederek “Kartalla avlanabilmek için genelde ilk ava şahin gibi küçük kuşlarla çıkılıyor. Çünkü benim ya…

Deli bal’ın vatanı yok edilecek!

Rize İkizdere’de yer alan Şimşirli, Cevizli ve Gürdere köyleri arasında yer alan İşkencedere Vadisi'ne taş ocağı yapılmasının önü açıldı. Bölgede büyük tahribat yaratacak inşaat için Bakanlığın ruhsat vermesi büyük tepki çekiyor. Rize’nin İkizdere ilçesinde yer alan İkizdere Vadisi, 13 Ağustos 2020 tarihinde Bakanlar Kurulu’nun aldığı kararla “Doğal Sit-Nitelikli Doğal Koruma Alanı" ve “Doğal Sit-Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı” olarak tescil edildi. Bu karar sonrasında Kültür ve Turizm Bakanlığı da bölgede yeni turizm projeleri ortaya koydu. Tüm bunlara rağmen Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, İkizdere’de yer alan Şimşirli, Cevizli ve Gürdere köyleri arasında yer alan İşkencidere Vadisi’ne yeni ruhsatl…

GÜNLÜK HABER AKIŞI

SON DAKİKA HABERLERİ