KAZDAĞLARI DAYANIŞMA ÇAĞRISI | Av Doğa & Oltacı Dergisi TV
SON DAKİKA

KAZDAĞLARI DAYANIŞMA ÇAĞRISI

Bu biyografi 12 Aralık 2020 - 17:27 'de eklendi ve 66 views kez görüntülendi.

Kazdağları’nı savunan yaşam savunucularına kesilen idari para cezalarını ödeyebilmemiz ve mücadelemizi sürdürebilmemiz için desteğinize ihtiyacımız var.

Kazdağları Dayanışma Çağrısı

Bir ağaç nasıl toprağa sıkı sıkı tutunup kök salarsa biz de öyle bağlıyız tüm ağaçlara, ormanlara ve Kazdağları’na.

350 bin ağacı katledip, kurdu kuşu sincapı yuvasıdan eden Alamos Gold’un altın madeni projesine karşı 425 gün kar kış, yağmur fırtına demeden çadırlarımızla nöbet tuttuk. 4 mevsim geçirdik gözümüz gibi koruduğumuz Kazdağları’nın yamacında. Alamos Gold’un patlatıp yok etmek istediği Balaban Tepesinin eteğinde çadırlarımızda uyuduk, o bize göz kulak oldu biz de ona. İçme suyumuz zehirlenmesin, daha fazla ağaç kesilmesin diye her türlü zorluğa rağmen mücadelemizden vazgeçmedik. Maden işletmesi kapanana ve tahrip ettikleri alan onarılana kadar Kazdağları’nı terketmeyeceğimize, haklı mücadelemizi kazanana kadar direneceğimize, her ağacı tek tek savunacağımıza söz verdik.

Ne yazık ki bu süreçte Kazdağları’ndaki yüzbinlerce ağacı ve barındırdığı yaşamı yok edenler yerine bize cezalar kestiler. Yaşanan salgın bahane edilerek toplamda 500 bin lirayı aşan para cezalarıyla karşı karşıya bırakıldık. Kesilen cezalara itiraz ettik, hukuki süreci başlattık ancak bu süreç tamamlanmadan haciz emirleri gelmeye başladı.

Karşı karşıya kaldığımız hacizleri durdurabilmek, yaşamdan yana olan herkes için bir umut olan ve ağacın, sincabın, karacanın hakkını savunanların vicdanıyla büyüyen bu mücadeleye devam edebilmek için şimdi herkesin desteğine ihtiyacımız var. Biliyoruz ki yanımızda, kalbi Kazdağları için atan milyonlar var.

Her zaman yanımızda olduğunuz ve desteğiniz için teşekkürlerimizle…

Kazdağları Yaşam Nöbeti

Kazdağları’ndaki metalik madencilik saldırısı, yaklaşık 10 yıldır devam ediyor. Ancak Kanadalı Alamos Gold ve yerli iştiraki Doğu Biga Madencilik’in Kirazlı’da, altın madeni için yaklaşık 350 bin ağacı katledişi, bardağı taşıran son damla oldu. Yıllardır süren hukuki mücadelede olumlu sonuç alınamayınca, son çare olarak 26 Temmuz 2019’da Kazdağları’nda yaşam nöbeti başladı. 425 gün boyunca Kazdağları Kirazlı köyü Balaban mevkinde devam eden çadırlı nöbet, ülke ve dünya çapında büyük ses getirdi. Dünya iklim kriziyle boğuşurken, tüm dağlarımız, derelerimiz, ormanlarımız rant projelerine peşkeş çekilip yok ediliyor. Böyle bir dönemde Kazdağları’nda yükselen  ses, tüm Türkiye’nin doğasının, para uğruna katledilmesi karşısında bir haykırışa dönüştü.

Ekoloji mücadelelerinin, dayanışmanın ve umudun simgesi haline gelen Kazdağları nöbeti, tüm Türkiye’deki ekolojik yıkımların da gündem olmasını, gözle görülür olmasını sağladı.

13 Ekim 2019’da şirketin on yıllık işletme ruhsatı süresi doldu ve yoğun kamuoyu tepkisi ve Kazdağları yaşam nöbeti sayesinde yenilenmedi. Müdahale edilmeyen alan tekrar yeşermeye, kesilen ağaçlar köklerinden filizlenmeye başladı. Kazdağları’ndaki tek tehlike ne yazık ki sadece Alamos Gold değil; yerli ve yabancı bir çok maden ve enerji şirketi sırada bekliyor.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Tarım ve Orman Bakanlığı destek verdi! Seri üretime geçiliyor!

Malatya'da kayısı çekirdeğinden toz ve yaş olarak üretilen kahvenin Tarım ve Orman Bakanlığının desteğiyle seri üretiminin yapılması planlanıyor. Dünya kuru kayısı üretiminin büyük kısmının yapıldığı kentte, kayısı çekirdeği ihracatından yıllık ortalama 15 milyon dolarlık gelir elde ediliyor. Coğrafi işaret tescil belgesine sahip Malatya kayısısının çekirdeğinden üretilen kıvamlı ve instant kahve türleriyle bu ürünün katma değerinin artırılması hedefleniyor. Kayısı Araştırma Enstitüsü Müdürü Abdullah Erdoğan, Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü (TAGEM) Ar-Ge Destek Programı kapsamında 2017 yılında başlattıkları kayısı çekirdeği kahvesi geliştirme projesinin geçen yıl sona e…

Doğanın bağrında, doğayla barışık bir yaşam

Yusuf ve Teslime çifti 35 yıldır, Neolitik çağdan günümüze birçok uygarlığın yaşam alanı olarak seçtiği, kendine özgü benzersiz kaya şekilleri ve 8 bin yıllık prehistorik kaya resimleriyle ünlü Beş Parmak (Latmos) dağlarının gözlerden uzak bir köşesinde yaşıyor. Evlerini, sularını karşılayacakları mini barajı, tandırı, ocağı kendileri yapmış. Evlerinde tek teknolojik alet var ve bir de pilli bir radyo...  Yusuf Bilir, Latmos'un vahşi coğrafyasında doğmuş. Önceki yıl hastalanıncaya kadar, 65 yıl boyunca bu coğrafyadan hiç uzaklaşmamış. 35 yıl önce evlenmeye karar verdiğinde, Teslime hanım ile birlikte kendi yuvalarını, bu gün yaşadıkları evlerini yapmak için omuz omuza çalışmışlar. Yusuf Bilir, her taraf kayalık olsa da, ev y…

Kirlenmesin diye ellerini nehirde yıkamayan kayıp Türkler: Dukhalar

Türkçe'nin bir lehçesini konuşan bu kabilenin adı Dukhalar. Bir başka deyişle ise Tsaatan halkı. 'Kayıp Türkler' olarak da bilinen bu topluluk, avlarını paylaşarak, ormanlardan yemiş toplayarak doğayla uyum içinde yaşıyorlar. Doğaya o kadar saygılılar ki ellerini dahi nehirlerde yıkamıyorlar. Aslında bu tip halklar Asya'nın her yerinde bulunabilir ama Dukhalar'ı diğer göçeme halklardan ayıran en büyük özellikleri; Tibet sığırı, deve, keçi ya da at yerine ren geyiği besiciliği yapmaları ve kurtlarla yaşamaları.2 Dukha halkına 'Tsaatan' denmesinin sebebi de şu: Moğolistan'da Dukhalar'dan başka ren geyiği yetiştiren bir topluluk yok, bu nedenle Moğolcada 'rengeyiği insanı' anlamına gelen 'Tsaatan' diye adlandırılıyorlar.3 Ren geyiğini …

Gölbaşı Barajı’nın yüzde 90’ı kurudu, çiftçiler endişeli

1 Bursa Ovası'ndaki tarım arazilerinin büyük bir kısmına su kaynağı olan Kestel ilçesindeki Gölbaşı Barajı'nın yüzde 90'ı kurudu.   2 Geçen sene bu zamanlarda barajın suyla dolu olduğunu belirten çiftçiler, çok endişeli olduklarını ve ektikleri sebzeleri sulayacak su  olmadığını söyledi. 3 Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından 1933 yılında tarım arazilerini sulamak için, Bursa'nın Kestel ilçesine yaptırılan Gölbaşı Barajı'nın yüzde 90'ı kurudu.  4 Uludağ ve Katır Dağları'ndan akan sularla beslenen, Gürsu, Kestel, Yıldırım ve Osmangazi ilçesindeki tarım arazilerini sulamak için kullanılan barajda yaşanan kuraklık, bölge çitçilerini endişelendirdi.  5 Kıyıdan, yer yer 100 metrey…

“Artık evin bir ferdi oldu”

Yavru sincap, ikizlerin neşesi oldu. Hakkari'nin Yüksekova ilçesinde veteriner Hekim Kaçan, tedavi için kendisine getirilen bir sincaba evinde bakıyor. 5 yaşındaki ikizleri Roni ve Robin'in sincapla güzel vakit geçirdiklerini, ona da 'Moni' adını verdiklerini söyleyen Kaçan, "Artık evin bir ferdi oldu" dedi DHA Yüksekova’ya yaklaşık 40 kilometre uzaklıktaki Sürekli köyünde yaşayan kişi, yaklaşık bir ay önce hasta ve bitkin halde bulduğu sincabı Yüksekova Belediyesi Veteriner Hekimliği'ne getirdi. DHA'nın haberine göre burada veteriner olarak görev yapan Hekim Kaçan sincabın tedavisini yaptıktan sonra doğaya bırakmak istedi. Soğuk hava nedeniyle sincabın telef olacağından korkan Hekim Kaçan, hayvanı evine götürdü. Alınan karara en çok da Ka…

Keşfedilmeyi bekleyen 10 doğa harikası ?

Bulutların üzerindeki uçsuz bucaksız yaylalar, ağaçlarla çevrili göller, görkemli vadiler ve şelalelerle hepsi keşfedilmeyi bekliyor. Hatta içlerinden biri ‘yeryüzündeki cennet’ olarak nitelendiriyor. İşte Karadeniz'in keşfedilmeyi bekleyen 10 doğa harikası Yeşil ve mavilik: GİDEROS KOYU / KASTAMONUBurası Karadeniz’in hırçın dalgalarının uğramadığı yeşil ve mavinin kartpostallık görüntüler oluşturduğu bir bölge. Çevresi yemyeşil dik dağlarla çevrili olan koy pek bilinmese de yat sahipleri arasında oldukça popüler. Ormanın yüzüğü: DELİKLİKAYA ŞELALESİ / ARTVİNArtvin'in Murgul ilçesine bağlı Başköy'de sarp ormanlık alanda, kayanın içinden akan su ile doğal yollarla oluşan yüzük şeklindeki ‘Delikli Kaya Şelalesi’ yaz…

GÜNLÜK HABER AKIŞI

SON DAKİKA HABERLERİ