Proje alanı karacaların yaşadığı Bayındır Ovacık Yaban Hayatı Geliştirme Sahası içerisinde kalıyor. « Av Doğa & Oltacı Dergisi TV

SON DAKİKA

Proje alanı karacaların yaşadığı Bayındır Ovacık Yaban Hayatı Geliştirme Sahası içerisinde kalıyor.

Bu haber 03 Temmuz 2020 - 11:49 'de eklendi ve 23 views kez görüntülendi.

Bayındır’daki maden, kapasite artışı talep etti. Proje alanı yaban hayatı geliştirme sahasında

İzmir’in Bayındır ilçesine bağlı Sarıyurt ve Kızıloba Mahallesi’nde kurşun – çinko maden ocağı kapasite artışı talep etti. Proje alanı karacaların yaşadığı Bayındır Ovacık Yaban Hayatı Geliştirme Sahası içerisinde kalıyor.

Abone Ol 

Sahada patlayıcı kullanılarak çalışılması planlanıyor. Projenin halkın katılım toplantısı 13 Temmuz’da yapılacak. Bölge sakinleri tepkili. Sarıyurt ve Kızıloba Mahallesi’nde CVK Maden İşletmeleri Sanayi ve Ticaret AŞ’nin “Kurşun-Çinko Maden Ocağı Kapasite Artışı, Kırma-Eleme Tesisi ve Sondaj Yöntemiyle Maden Arama Faaliyeti Projesi” için Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) süreci başladı.

ÇED Başvuru Dosyası’nda yer alan bilgilere göre yaklaşık 810 hektarlık alanda kapasite artışıyla birlikte yıllık 150 bin ton kapasiteli kurşun ve çinko ocağı yapılması planlanıyor. Alan karacaların yaşadığı Ovacık Yaban Hayatı Koruma ve Geliştirme Sahası içinde yer alıyor.

Proje alanı orman ve tarım arazilerinden oluşuyor. Projenin halkın katılım toplantısı 13 Temmuz saat 14.00’te Sarıyurt köy meydanındaki köy kahvesinde yapılacak. Bölge sakini Turkan Özdemir “Vadimiz yaban hayatının sürdüğü ender coğrafyalardan biri olmakla birlikte; zeytin, ceviz ve kiraz başta olmak üzere, kestane, elma, üzüm gibi birçok tarımsal ürünün yetiştiği çok verimli bir coğrafyadır.

Genişletilmek istenen maden sahası içindeki yeraltı ve yerüstü su kaynakları ile havza sularının küçük dereler yoluyla beslediği Ilıca Deresi ise Küçük Menderes Ovası’nın en önemli su kaynaklarından biridir. Dereköy, Ergenli, Turan ve Yusuflu köyleri de Ilıca Deresi’nin suyu ile tarım ve hayvancılık yapmaktadır’ dedi.

DÖNÜŞÜ OLMAZ

Özdemir özetle şöyle konuştu: “Yıllık 150 bin ton kapasitenin planlandığı bu kadar geniş bir sahada sondaj, patlatma gibi yöntemler kullanılarak, tüm canlılar için son derece tehlikeli çinko ve kurşun gibi ağır metallerin çıkarılması, taşınması ve biriktirilmesi söz konusudur. Bu proje hayata geçirildiği takdirde geri dönüşü ve telafisi mümkün olmayan zararlar ortaya çıkacaktır. Çinko ve kurşun gibi ağır metaller çıkarılacak böyle bir madenin bu coğrafyada yer almasını, yaban hayatını yok etmesini, sularımızı zehirlemesini, insan, hayvan ve toprak sağlığını tehlikeye atmasını istemiyoruz.”

TOPRAK, SU VE HAVA ZEHİRLENİYOR

Bölge sakini Turkan Özdemir, “Kimyasal maddeler dereye sızdığı için şiddetli çevre kirliliğine yol açtı. Dinamit kullanılması hem Yaban hayatını olumsuz etkiliyor hem de sarsıntılara sebep oluyor. Ağır metaller içeren pasaların (maden kazılarından kaynaklanan atıklar) maden çevresindeki yollara dökülmesi milli park topraklarının, derenin ve yeraltı sularının zehirlenmesine yol açıyor” dedi.

TARTIŞMALI SANTRALLAR İÇİN TESPİT DAVASI

Temiz Hava Hakkı Platformu, çevre mevzuatına uygun olmadıkları için 1 Ocak 2020’de kapatılarak 8 Haziran 2020’de yeniden açılan 6 kömürlü termik santralın bacasından hâlâ kirli dumanlar çıktığına dikkat çekerek gerekli çevre yatırımlarını tamamlamayan santralların çalışmasına izin verilmemesi çağrısında bulundu. Temiz Hava Hakkı Platformu Temsilcisi Greenpeace Akdeniz Program Direktörü Avukat Deniz Bayram, “Gerekli yatırımların tamamlanıp tamamlanmadığını anlayabilmek için Zonguldak ve Kahramanmaraş’taki santrallar için tespit davaları açtık” dedi.

CARETTA YUVASINDAN TRAKTÖR GEÇTİ

Koruma altındaki Caretta carettaların yuvalarında alınan önlemler, sorumsuz sürücüler nedeniyle heba oluyor. Manavgat’ta traktörle üzerinden geçilen denizkaplumbağası yuvası tahrip edildi. 100’ün üzerinde yumurtanın zarar gördüğü tahmin edilirken uzmanlar, yumurtaların kırılmasa bile yavruların sıkışan kumu aşıp dışarı çıkamayacağına dikkat çekti. Manavgat Belediyesi ise araçların girişini önlemek için plaja hendek kazdı. Titreyengöl, Boğaz ve Ulualan bölgelerinde, işaretlemeler ve tabelalarla yuvalar koruma altına alınmıştı.

kaynak cumhuriyet Hazal Ocak