JİLETLİ TEL İLE KATLEDİLEN KARACALAR « Av Doğa & Oltacı Dergisi TV

SON DAKİKA

JİLETLİ TEL İLE KATLEDİLEN KARACALAR

Bu haber 03 Mart 2020 - 16:53 'de eklendi ve 198 views kez görüntülendi.

JİLETLİ TEL İLE KATLEDİLEN KARACALAR

DOĞADA Kİ İŞGAL KUVVETLERİ, YABAN HAYATI YOK EDİYOR..

Trakya Avcılık Atıcılık Yaban Hayatı Koruma Federasyon Yönetimi olarak.. doğanın ve yaban hayatının korunması paydasında alınacak ve hayata geçirilecek tüm kararlarda yetkili kurumların hassas olmalarını bekliyoruz ve destekliyoruz. Görsellerde anlatıldığı üzere Trakya Istranca dağlarında jiletli tel ile Türkiye-Bulgaristan sınır hattında yapılan bariyerler buna en iyi örnektir. Yaban hayatının olmadığı bir coğrafya düşünülemez. Yaban hayatının sınırları yoktur.
Makale için Göksal Çiğdem ‘ e ayrıca teşekkür ediyoruz.
Trakya Avcılık Atıcılık Yaban Hayatı Koruma Federasyon Yönetimi adına Çetin Karakoç

DOĞADA Kİ İŞGAL KUVVETLERİ, YABAN HAYATI YOK EDİYOR..

Birleşmiş Milletlerin 20 Aralık 2013 tarihinde düzenlenen 68’inci Genel Kurulunda yeryüzünü paylaştığımız yabani hayvan ve bitki türlerinin korunması konusunda farkındalığı artırmak amacıyla 3 Mart’ın Dünya Yaban Hayatı Günü ilan edilmesine karar verildi. Bu tarih yabani hayvan ve bitki türlerinin uluslararası ticaret nedeniyle yok olmasının önlenmesi konusunda çok önemli bir role sahip olan ve ülkemizin de taraf olduğu Nesli Tehlike Altında Olan Yabani Hayvan ve Bitki Türlerinin Uluslararası Ticaretine İlişkin Sözleşme (CITES)’nin 1973 yılında kabul edildiği gündür.

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu 3 Mart’ı Dünya Yaban Hayatı Günü ilan etti.

Aynı ekolojiyi paylaştığımız dağda, ormanda, suda yaşayan canlıların günü..!

Dünyamızda var olan canlı türlerinin yok oluşuna dikkat çekmek , korumak ve farkındalık yaratmak için 2014 yılında ilk defa kutlandı.. Özellikle 3 Martın yaban hayatı günü ilan edilmesi anlamlı. Çünkü, Nesli Tehlike Altında Olan Yabani Hayvan ve Bitki Türlerinin Uluslararası Ticaretine İlişkin Sözleşmesi’nin (CITES) 1973 yılında 3Mart’ta imzalanmıştı..

Ancak günümüzde Azgın bir azınlığın oluşturduğu , Doğada ki işgal kuvvetleri yaban hayatını yok ediyor.

Yaban hayatının varlığını sürdürmeye çalıştığı yer onların dünyası. Yaşam alanı. Domuzun, sincabın karıncanın, kurdun, kuşun evi.

Biz ise onların evlerini başına yıkıyoruz. Bilinçsizce, acımasızca yapılan avcılık, vahşi madencilik ve plansız enerji sektörü yatırımları ile katlediyoruz. Istrancaların ortasında orman içinde kurulan RES (Rüzgar Enerji Santralleri) ve orman derinliklerinde gördüğümüz “dikkat kamyon çıkar” “dikkat iş makinesi çıkar” yerde gördüğümüz tabelalara rastlıyoruz. Yaban hayatının yaşam alanlarında olmaması gereken faaliyetler yaban hayatını olumsuz etkiliyor. Yaban hayatı sahipsiz. Sermayesi yok. Söz hakkı yok. Basını yok.. TV si yok. İnsanoğlunun doymak bilmeyen aç gözlülüğü, vicdansızlığı onları güçsüz bırakıyor. Yaşam alanlarını savunacak güçleri yok.

TV haberlerinde domuzların Kırklareli’de pazara, İstanbul’da boğaza gittiğini izliyoruz. Gitmesinde ne yapsın. Sermaye dağa çıkınca, Domuzlar boğaza ve pazara indi.

Haberlerde ve yorumlarda insanımız hala “domuzun pazarda, boğazda ne işi var..?” diyor.

Ne yapsın… Senin evini başına yıksalar, evinin içinde dinamitler patlasa, bahçende iş makinaları ve kamyonlar dolaşsa sen ne yapardın..?

Günlük çıkarlar uğruna yok ettiğimiz yaban hayatın mensuplarını sirklerde, akvaryumlarda ve hayvanat bahçelerinde görebiliyoruz.. Ne yazık ki, Onlar eziyet çekerken, keyifle izlemeye devam ediyoruz. Bir anlık empati yapalım. Biz kafeste onlar tribünde. Oldukça iç acıtıcı değil mi.. ?

Bulgaristan sınırına AB mülteci göçünü önlemek için 4-5 metrelik jiletli-dikenli teller çekti. AB kendi sınırlarının güvenliği için diyor. Ancak, yaban hayvanları binlerce yıldır üremek, kış uykusuna yatmak, beslenmek, su içmek ve yaşamak için kullandıkları güzergah bir anda kapatıldı. Karşıya gidemeyenlerin feleği şaştı. Sözde insan ve hayvan haklarını savunan Avrupa, Istrancalar’da ki doğal yaşamı yok saydı. Mülteciler bir şekilde geçmek için yol buluyor. Ya yaban hayvanları..? Doğal yaşamın ortasına AB tarafından finanse edilerek yapılan öldürücü bariyer karada ki yaban hayatını yok ediyor. Öldürüyor.

AB bunu yaparken biz ne yaptık..? Istrancalar tüm Palaearktik bölgenin ana kuş darboğazlarından üzerindedir.. Bu nedenle, bölgede rüzgâr santralleri inşa edilmesi tüm biyocoğrafya bölgesindeki avifaunayı çok ciddi olarak etkileyerek olumsuz sonuçlar doğuracağı bilimsel raporlar ile sabit iken, Onlarca kurulan, yüzlerce planlanan RES var.

Gidişat böyle devam ederse, kuşlara uçacak gökyüzü, konacak dal kalmayacak. Karada yaşayanların yaşam alanları da her geçen gün daralıyor..

Ne havada, ne karada yaşama şansı bırakmadığımız yaban hayatı gününü kutlamaktansa, Bir an önce onları korumak ve yaşatmak için gerekeni yapmak, insan olmanın gereğidir.

Göksal ÇİDEM

Kırklareli Kent Konseyi

Çevre Meclisi Başkanı