Tunceli’de yaban domuzlarının Munzur Çayı’ndan geçişi cep telefonu kamerasına yansıdı | Av Doğa & Oltacı Dergisi TV
SON DAKİKA

Tunceli’de yaban domuzlarının Munzur Çayı’ndan geçişi cep telefonu kamerasına yansıdı

Bu biyografi 06 Nisan 2020 - 17:43 'de eklendi ve 109 views kez görüntülendi.

Tunceli’de yaban domuzlarının Munzur Çayı’ndan geçişi cep telefonu kamerasına yansıdı

TUNCELİ (AA) – Tunceli’de yiyecek arayan yaban domuzu sürüsünün Munzur Çayı’ndan geçiş anı cep telefonu kamerasıyla kayıt altına alındı.

Yiyecek aramak için yerleşim yerine inen yaban domuzlarını Munzur Çayı’ndan karşıya geçerken cep telefonu kamerası ile görüntüleyen Metin Günel, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Tunceli’nin doğası ve yaban hayatıyla bir bütün olduğunu söyledi.

Kentin güzelliklerinin görenleri kendine hayran bıraktığını belirten Günel, “Tunceli’de doğa, yaşam ve yaban hayatı birbirine uzak değil. Bir yerden bir yere giderken yaban keçilerini, domuzları, kurt, ayı, tilki, vaşak, tavşan, keklik gibi onlarca yaban hayvanıyla karşılaşabilir ve bunu cep telefonu ile kayıt altına alabilirsiniz. Bu duygu anlatılamaz ama şunun bilinmesini istiyorum, bizler bu doğanın sahibi değiliz, sadece misafiriyiz. O nedenle doğayı korumalı ve yaşatmalıyız.” dedi.

Yaban domuzlarının sudan geçmesine şahit olan Ebru Demir de “Yaban domuzlarını yiyecek aramak için zaman zaman şehre indiklerinde görüyordum fakat onları ilk defa sudan sürü halinde geçerken gördüm ve keyifle izledim. Boncuk gibi sıralanıp birbirlerinin ardından sudan yüzerek karşıya geçtiler. Çok güzel bir sahneydi ve ömrümün sonuna kadar unutamam.” ifadelerini kullandı.

Sercan Mengeş ise doğada vakit geçirmenin keyfini her fırsatta yaşamaya çalıştığını söyledi.

Kentin doğasının ruhunu dinlendirdiğini belirten Mengeş, şunları kaydetti:

“Biz arkadaşlarımızla her fırsatta kendimizi doğaya atıyor ve doğanın güzellikleriyle dinleniyoruz. Daha önce sürü halinde yaban domuzlarını görmüştüm ama sürü halinde sudan geçerken ilk defa gördüm. O anları izlerken güzel bir ana tanıklık etmenin keyfini yaşadık. Umarım insanlar çevreye ve yaban hayvanlarına karşı daha duyarlı ve dikkatli olur. Doğamızı ve yaban hayatımızı korumamız gerekiyor.”

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

“Türkiye’nin çatısı” kış göçmeni misafirlerini ağırlıyor

Sahip olduğu 88 bin hektar alanıyla önemli yaban hayatı merkezlerinden olan ve Türkiye'nin en büyük milli parkı olma özelliğini taşıyan Ağrı Dağı Milli Parkı, yılın her ayında birbirinden farklı kuşlara ev sahipliği yapıyor. Her mevsimde farklı kuş türlerini ağırlayan milli park, hava sıcaklığının sıfırın altında 10 dereceye kadar düştüğü kış mevsiminde de birbirinden farklı türler için yaşam alanı oluyor. ( Hüseyin Yıldız - Anadolu Ajansı )Fotoğraf: Hüseyin Yıldız Sahip olduğu 88 bin hektar alanıyla önemli yaban hayatı merkezlerinden olan ve Türkiye'nin en büyük milli parkı olma özelliğini taşıyan Ağrı Dağı Milli Parkı, yılın her ayında birbirinden farklı kuşlara ev sahipliği yapıyor. Her mevsimde farklı kuş türlerini ağ…

Erfelek Tatlıca Şelaleleri, kestane kargası, baykuş, sincap, sansar, gelincik, tavşan ve karaca gibi yaban hayvanlarına da ev sahipliği yapıyor

Erfelek Tatlıca Şelaleleri ziyaretçilerine görsel şölen sunuyor Tarım ve Orman Bakanlığınca 2011'de tabiat parkı ilan edilen Erfelek Tatlıca Şelaleleri, kestane kargası, baykuş, sincap, sansar, gelincik, tavşan ve karaca gibi yaban hayvanlarına da ev sahipliği yapıyor 01Sinop'un Erfelek ilçesinde iki ormanın birleştiği derin vadi içerisinden akan irili ufaklı 28 şelaleden oluşan Erfelek Tatlıca Şelaleleri, beyaz örtüsüyle ziyaretçilerini adeta büyülüyor. 02AA'nın haberine göre Tarım ve Orman Bakanlığınca 2011'de tabiat parkı ilan edilen 720 dekarlık alana sahip Erfelek Tatlıca Şelaleleri, beyaz örtüsüyle de ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor. 03Bünyesinde bir kilometrelik iki farklı yürüyüş parkurunu bulunduran tabiat parkı, alabalık, kestan…

Türkiye’de ilk defa bir yaban hayvanı ölüsüne kriminal inceleme yapıldı

Türkiye’de ilk defa bir yaban hayvanın ölüsü üzerinde kriminal inceleme yapıldı. Jandarma Genel Komutanlığı Kriminal Daire Başkanlığı ekiplerince Seydikemer-Antalya karayolu üzerinde çenesi parçalanmış halde ölü bulunan vaşak üzerinde yapılan kriminal incelemede, hayvanın araç çarpması sonucu öldüğü, öncesinde de ateşli silahla vurulduğu belirlendi. Türkiye'de yaban hayatı üzerine yaptığı çalışmalarla tanınan Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi'nden Dr. Yasin İlemin, Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) Fethiye Şefliği ve Jandarma Genel Komutanlığı Kriminal Daire Başkanlığı ekipleri iş birliğiyle, Türkiye'de ilk defa bir yaban hayvanın ölüsü üzerinde kriminal inceleme gerçekleştirildi. Dr. Yasin İlemin, Seydikemer-Antalya karayolunda …

Tarım ve Orman Bakanlığı destek verdi! Seri üretime geçiliyor!

Malatya'da kayısı çekirdeğinden toz ve yaş olarak üretilen kahvenin Tarım ve Orman Bakanlığının desteğiyle seri üretiminin yapılması planlanıyor. Dünya kuru kayısı üretiminin büyük kısmının yapıldığı kentte, kayısı çekirdeği ihracatından yıllık ortalama 15 milyon dolarlık gelir elde ediliyor. Coğrafi işaret tescil belgesine sahip Malatya kayısısının çekirdeğinden üretilen kıvamlı ve instant kahve türleriyle bu ürünün katma değerinin artırılması hedefleniyor. Kayısı Araştırma Enstitüsü Müdürü Abdullah Erdoğan, Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü (TAGEM) Ar-Ge Destek Programı kapsamında 2017 yılında başlattıkları kayısı çekirdeği kahvesi geliştirme projesinin geçen yıl sona e…

Doğanın bağrında, doğayla barışık bir yaşam

Yusuf ve Teslime çifti 35 yıldır, Neolitik çağdan günümüze birçok uygarlığın yaşam alanı olarak seçtiği, kendine özgü benzersiz kaya şekilleri ve 8 bin yıllık prehistorik kaya resimleriyle ünlü Beş Parmak (Latmos) dağlarının gözlerden uzak bir köşesinde yaşıyor. Evlerini, sularını karşılayacakları mini barajı, tandırı, ocağı kendileri yapmış. Evlerinde tek teknolojik alet var ve bir de pilli bir radyo...  Yusuf Bilir, Latmos'un vahşi coğrafyasında doğmuş. Önceki yıl hastalanıncaya kadar, 65 yıl boyunca bu coğrafyadan hiç uzaklaşmamış. 35 yıl önce evlenmeye karar verdiğinde, Teslime hanım ile birlikte kendi yuvalarını, bu gün yaşadıkları evlerini yapmak için omuz omuza çalışmışlar. Yusuf Bilir, her taraf kayalık olsa da, ev y…

Kirlenmesin diye ellerini nehirde yıkamayan kayıp Türkler: Dukhalar

Türkçe'nin bir lehçesini konuşan bu kabilenin adı Dukhalar. Bir başka deyişle ise Tsaatan halkı. 'Kayıp Türkler' olarak da bilinen bu topluluk, avlarını paylaşarak, ormanlardan yemiş toplayarak doğayla uyum içinde yaşıyorlar. Doğaya o kadar saygılılar ki ellerini dahi nehirlerde yıkamıyorlar. Aslında bu tip halklar Asya'nın her yerinde bulunabilir ama Dukhalar'ı diğer göçeme halklardan ayıran en büyük özellikleri; Tibet sığırı, deve, keçi ya da at yerine ren geyiği besiciliği yapmaları ve kurtlarla yaşamaları.2 Dukha halkına 'Tsaatan' denmesinin sebebi de şu: Moğolistan'da Dukhalar'dan başka ren geyiği yetiştiren bir topluluk yok, bu nedenle Moğolcada 'rengeyiği insanı' anlamına gelen 'Tsaatan' diye adlandırılıyorlar.3 Ren geyiğini …

GÜNLÜK HABER AKIŞI

SON DAKİKA HABERLERİ