Avdoğa Fuarı Kamil Üçbaş

Fotoğraflar hayatınızda belki de en mutlu anlarınızın olan çocuğunuzun ilk attığı adımı, ilk gülüşü hatırlamanızı, lise hayatınızın komik anlarını, en yakın arkadaşlarınızda gittiğiniz yerleri, üniversite mezuniyetinizde kep atma anınıza ve evlendiğiniz o özel günde fotoğraflar olmasa belki de pek çok anı silik birer hatıra olarak kalabilirdi. Bağınızın kopmuş olduğu ancak bir zamanlar en iyi arkadaşınız, akrabalarınız, nereden geldiğinizi hayatınızda kimlerin olduğunu ve mutlu olmanın nasıl da kolay olduğunu hatırlamanızı sağlamada oldukça etkili bir yöntem iken anılarınızı da daima taze tutmanızı sağlar. Bazen bazı anları fark edemeyip veya çok kısa sürdüğü için kaçırdığınız anların sonsuza kadar sizinle kalmanızın yardımcısı olur fotoğraflar. Videolar da hatıraları kaydeder ancak bir yüzün ifadesini, bir bakıştaki heyecanı en güzel fotoğraflar sabitler. Kuşların kanat çırpışı, bir kepin havada olduğu anı, belki de çok sevdiğiniz bir ünlüyle karşılaştığınız anlar yalnızca dakikalar ve hatta saniyeler sürecekken fotoğraflar bu anının sonsuza kadar bir karede donmasını sağlar. Böylece bu anınız zamanla aklınızdan uçup gitmezken her fotoğrafa bakışınızda belki yeni ayrıntılar bile yakalamanıza imkân tanır. Fotoğrafları kaybetmeden bir arada tutmak bir foto albüm sahibi değilseniz oldukça zordur. En güzel, en eğlenceli fotoğraflara sahip olsanız dahi onları daima temiz tutmak ve zarar gelmesini engellemek için onlara göre uygun boyutlarda bir albüme sahip olmanız gerekir. Aksi takdirde fotoğraflarınız zamanla yıpranabilir, yırtılabilir ve kaybolabilir. Yalın, modern ve minimal çizgilere sahip kapağı olan albümler sadelikten yana olanlar için en iyi opsiyonlardan biri olacaktır.

Eric Piermont/Getty Images
Image credit: Picjumbo.com

En güzel hatıraları ölümsüz hâle getiren fotoğraflar, seneler sonrasında bile bakıldığında o anı yine yaşamaya destek oluyor. Nesilden nesle aktarılabilen bu hatıralar, mutluluğu paylaşmanın en mühim aracılarından biri olarak evlerdeki yerini alıyor. Birbirinden değişik fotoğraf albümleri yardımıyla anılarınızı kategorize edebilir ve daha basit ulaşılabilir bir hâle getirebilirsiniz. Düğün, doğum günü, balayı, seyahat ya da evladınız için hazırlayacağınız değişik albümlerle fotoğraflarınızın derli toplu durmasını sağlayabilirsiniz. Fotoğraf albümleri ihtiyaca yönelik değil de zevke ve isteğe yönelik olsa bile kategorize edilebiliyor.

Güzel Anlarınızı Albümlerinizle Ölümsüzleştirin

Gözlemlediğim kadarıyla artık 40 yaş altı insanların çoğunun evinde sadece evlilik veya mezuniyet gibi çok özel ve sınırlı bir zamanı kapsayan albümler yer alıyor. Özel hatıraların içinden en özelleri veya fotoğrafını bastırıp fiziksel olarak saklamaya değer görülenler için fotoğrafçıların kapısı çalınıyor. Geri kalanı sosyal ağlarda, bulut hesaplarında, telefonların hafıza kartlarında veya biraz emek verenler için harici disklerin hiç tıklanmayacak klasörlerinde bekliyor.

Artık anı defteri olarak da adlandırılan albüm çeşitleri anı kitabı, bebek anı kitabı, mini foto kitap, büyük anı kitabı olarak farklı isimlerle adlandırılabiliyor. Sevdikleriniz veya kendiniz için hazırlayacağın albümlerle neşeli ailenizin anılarını en keyifli şekilde saklarken dekoratif bir görünüm de elde etmenizi sağlıyor. 

Image credit: Picjumbo Free Images
Image credit: Picjumbo Free Images

Hatıraların dijital hali

Emin olun hiçbir hırsız kitaplıkta duran büyük ve ağır bir fotoğraf albümünü yanında götürmez ama ufak hard diskleri, bilgisayarları hiç düşünmeden alır… İleride bakmaya değer olacağını düşündüğünüz fotoğraflarınız da bozulan cihazlarla, unutulan şifrelerle, iptal edilen üyeliklerle, çalınan eşyalarla birlikte yok olup gidecek.

Image credit: Picjumbo Free Images
Image credit: Picjumbo Free Images

Hayatımızın bu güzel anlarını, eskiden bir sürü yaprağı bulunan albümlerde saklarken, artık dijital teknolojinin yaşamımızın bir parçası olması sayesinde dijital albümlerde saklamaya başladık.

Devir değişirken hatıraların saklanma yöntemi ve hatırlandığı düzlemler de değişiyor. Özellikle insanlara geçmişi hatırlatan, hatıraları canlandıran, hafızaları tazeleyen temel varlıklar; fotoğraflar. Bir fotoğrafa baktığınızda insanların o zamanki görünümleri, o gün yaşananlar, fotoğrafın çekildiği mekân, mekânın akla getirdikleri, o yıl doğanlar ölenler, küsenler barışanlar, yaşananlar… Hepsi ufacık bir fotoğrafla gün yüzüne çıkar. Daha doğrusu çıkardı. Artık fotoğrafların çoğu albümlerden ziyade dönüp bir daha bakılmayacak kadar çekmecelerin kuytu köşelerine itilmiş harici belleklerde kaldı.

Fotoğraf çekebilmenin telefonlarla -uzun zamandır telefon kelimesi kamerası olan akıllı cep telefonlarına referans verir- çok kolay hale gelmesi ve on binlerce fotoğrafı basitçe saklayabilme olanağının, çekilen fotoğraf sayısını analog döneme göre birkaç yüz bin arttırdığından eminim. Bunun çok kötü tarafı olduğunu da düşünmem. Sadece analog dönemde, geleceğin hatırası olarak o gün çekilen fotoğraflara insanların daha çok kıymet verdiğini ve daha özenli davrandığını not düşebilirim.

Elbette fotoğrafın çekilme amacına da değinmek lazım. Eskisi gibi fotoğraflar, hatırlanmaya değer anları kaydetmenin yanı sıra ve hatta, daha fazlaca eğlenmenin bir aracı olarak kullanılıyor. Eğlencenin tavan yaptığı anlarda mutlaka çekilen arkadaş grubu fotoğraflarının yanına sosyal ağlardaki filtre oyuncaklarıyla fotoğrafa farklı efektler ekleyip paylaşmak da fotoğraf çekilmenin yeni temel sebeplerinden sayılabilir. O anı ölümsüzleştirmekten ziyade, o anı eğlenerek geçirmek için yaygın olarak fotoğraf çekmek, genelde de selfie çekmek ön plana çıkıyor.

Fotoğraflara bakarak eski anılara dalmak için fotoğraf albümünü alıp tek tek bakmanıza artık gerek yok. Fotoğraflarınızı yüklediğiniz Google’dan Facebook’a kadar hesabınız olan her şirket size o anı bir şekilde hatırlatıyor. Örneğin, bir yere tatile gittiğinizde 4 gün boyunca çektiğiniz fotoğrafları sizin için bir klasör yapıyor veya “Geçen sene bugün buradaydın” gibi hatırlatma mesajlarıyla siz bir ‘fayda’ sağlıyor. Yani fotoğraf paylaşımı yoğun sosyal ağlar eski fotoğraf albümlerinin yerini almış durumda.

Bunların hepsi iyi güzel de ya hesabınızı kapattığınızda ne olacak? Belki de dijital fotoğraflarınızı depoladığınız alana artık erişemediğinizde? Veya bütün hatıralarınızı doldurduğunuz hard disk artık kurtarılamaz şekilde bozulduğunda veya çalındığında? Emin olun hiçbir hırsız kitaplıkta duran büyük ve ağır bir fotoğraf albümünü yanında götürmez ama ufak hard diskleri, bilgisayarları hiç düşünmeden alır… İleride bakmaya değer olacağını düşündüğünüz fotoğraflarınız da bozulan cihazlarla, unutulan şifrelerle, iptal edilen üyeliklerle, çalınan eşyalarla birlikte yok olup gidecek.

Geçmiş günleri yâd etmeyi seven insanlardansanız ve hatırlamaya değer fotoğraflarını kaybetmek istemeyenlerdenseniz bence kendinize zaman ayırın ve çektiğiniz muhtemelen binlerce fotoğrafın içinden kendi seçkinizi oluşturun ve bu fotoğrafları bastırın. Eminim birçok insan çektiği veya dahil olduğu yüzlerce dijital fotoğrafa dönüp bir daha bakmıyordur ama şunu unutmayın ki, dönüp bakmadığınız dijital fotoğraflara bir zarar geldiğinde keşke yedekleseydim veya en önemli olanların baskısını alsaydım diyeceksiniz.

Hatıraları fotoğraflarda bulmayı veya bir şeyleri biriktirmeyi seven insanlardansanız bu tavsiyemi dikkate alın. Bazen analog çağın geleneklerine güvenmek de sizi mutlu edebilir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.