Kamil Üçbaş Avdoğa Müzesi

“Müzeler gezmek için değil, hissetmek ve yaşamak içindir.”

Kamil Üçbaş, Elini Taşın Altına Koyan Adam / NEJAT ÜNER

Değer verdiğiniz bir insanın çok zamansız olarak hatta sürpriz bir şekilde bu evreni terkedip ışığa yürümesinin üzüntüsünü kabullenmek gerçekten zor oluyor. Hele tam da bir çok faydalı ve iyi şeyleri planlayıp uygulamaya geçirip olgunlaştırırken aşırı ve çok yorulmasının bu evreni terketmesine neden olan etmenlerin en önemlilerinden biri olduğunu tahmin ederekten. Bu yazıda bu nedenleri ki çoğunu da zaten bilmiyorum ve bunlar hakkında fikir yürütmektense merhumun yaptıklarının konuşulmasının daha doğru olacağını sanıyorum. Çünkü ölümünü ve bunun nedenlerini zaten konuşmak gereksiz. Bir daha geri gelmeyecek ki.

Aslında bunları konuşmak demek Türkiye avcılığının içinde bulunduğu sahipsizliği ve rezillikleri konuşmak demek. Türkiye avcısının ve avcılığının politikalarını belirleyen aşırı politize olmuş ve aldığı paranın bir kuruşunu bile hak etmeyen bir yığın eğitimsiz ATM insanını konuşmak demek. Adına duayen, federasyon, konfederasyon, usta, musta, atıcı, matıcı, gibi bir yığın işe yaramaz ve günlerini hamasetle geçiren ve Türk’ün Türk’e yaptığı palavraları ve palavracıları konuşmak demek. Yani ‘’taşın altına elini sokmadan’’ ve cebinden beş kuruş para harcamadan asalak olan ve Türkiye avcılığına yıllardır hiçbir faydası dokunmamış avcılıkları ve avcılık ahlakları bile sorgulanmaya müsait bir yığın polemikçi ve çenebaz insanları konuşmak demek. Merhum bile zordayandı bunlardan birinin başkanlığına. Çünkü hiç kimse taşın altına elini koymadı veya koymak istemedi. Daima başkasından veya adına devlet baba denen ama aslında kötü bir üvey baba olan devletten beklediler hep.

Benim merhum ile ilişkilerim sadece yazar-editör ve samimi ve dürüst, hiçbir menfaat ilişkisine dayanmayan dostluk ilişkisiydi. Bir kere bile beraber avlanmadık ve hatta aynı sofrada bile bulunmadık. Fuarlarda sıksık görüşürdük. Ayda enaz bir kere konuşur ve fikir alışverişi yapardık. Son olarak da domuz avcılığı ile ilgili ciddi bir çalışma içindeydi ve bu konuda bilgi alışverişi yapıyorduk. Vakit bulamadığından yakınıyordu, bu konudaki kitabı bir türlü basıma hazırlayamadığı için.

Yazının devamı ve görselleri ile Avdoğa Dergisi Temmuz 2019 sayısında

AVDOĞA DERGİSİ TEMMUZ 2019
ABONE OLMAK İÇİN 05443414082 WhatsaAp ABONE yazın sizi arayalım..
veya linki tıklayarak abone olunuz 

https://docs.google.com/forms/d/e/1FAIpQLSf4-3si7QVXaAdwJymBmKm5RH1V5k_MGBkOzWAmP1D00XeMPw/viewform